
Değerli okur. Bazen bilgi edinmek, çarşı pazarda ne olup bittiğini öğrenmek için Aydın’ın çeşitli yerlerine kurulan Pazarlara gidiyoruz. Burada özellikle kendi bahçesinde üretim yapan ve pazara bunları satıp ihtiyaçlarını almaya gayret gösteren değerli büyüklerimiz var. Hepsinin ellerinden öpüyorum. Değerli büyüklerimizle lütfen pazarlık yapmayın. Makinalar için nasıl elektrik, akaryakıt gerekiyorsa bizlerinde metabolizmamızın çalışması için gerekli enerjiyi..


Değerli okur.
Bazen bilgi edinmek, çarşı pazarda ne olup bittiğini öğrenmek için Aydın’ın çeşitli yerlerine kurulan Pazarlara gidiyoruz. Burada özellikle kendi bahçesinde üretim yapan ve pazara bunları satıp ihtiyaçlarını almaya gayret gösteren değerli büyüklerimiz var. Hepsinin ellerinden öpüyorum.
Değerli büyüklerimizle lütfen pazarlık yapmayın. Makinalar için nasıl elektrik, akaryakıt gerekiyorsa bizlerinde metabolizmamızın çalışması için gerekli enerjiyi sağlayacak gıdaları üretiyorlar. Salgında bunun ne kadar önemli olduğunu görmüş olmamız lazım.
Şöyle bir olay yaşadım. Sadece fiyat öğrenmek için ürünün fiyatını sordum ve öğrendikten sonra teşekkür ederek ayrılırken sattığı ürünün fiyat düşürmesinden son derece üzüldüm. Hatta biraz sohbette ettik genelde ne fiyat söylersek söyleyelim böyle oluyor dedi. Lütfen yapmayalım. Böylesi insanlar üretim yapmazsa gelecekte açlık tehlikesi ile karşı karşıya kalırız! Açık ve net. Üretimden çekilirler yerine yenisi de gelmiyor veya çok zor geliyor zaten. Tarımsal üretimin geleceğini garantiye almanın en kısa ve kestirme yolu (dar anlamda kullanıyorum) bu!
Son günlerde tartışmaları takip etmişsinizdir. Enflasyon oranı açıklandı çarşı pazar ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından ilan edilen enflasyon tartışmalara yol açtı.
Burada bir konuyu hatırlatalım. Prof Dr. Osman Altuğ bir konuşmasında “Parası olmayana enflasyon sıfır olsa ne yazar yüz olsa ne yazar” mealinde beyanatta bulunmuştu. Buradan hareketle bizler için enflasyon oranından önce emekle, alın teri ile yani helalinden ve insan onuruna yakışan bir gelir elde etmek önemli. Parası olmayanın enflasyonla ne işi olur?
Çetin Ünsalan diyor ki; 2019 yılında Türkiye ortalamasında fert başına aylık tüketim harcaması ne? 2 bin 465 TL. Rakamın bugünkü asgari ücretten bile fazla olduğu sanırım sizin de dikkatinizi çekmiştir. Ayrıca yurtta her vatandaşın böyle bir harcama yapamadığını, ortalamayla ortaya çıkan rakamın gelir adaletsizliğinin ne ölçüde yaşandığını anlatmasını da sanıyorum izah etmeme gerek yok.
Gelir dağılımındaki bu adaletsizlik ve bozukluk, sorunun en büyük kısmını oluştursa da, problemi tek başına açıklamaya yetmiyor. Asıl, gelirin enflasyon karşısındaki erimesini ele almak lazım. Gelirin adil dağılması sonraki iş.
Esasen 2002 yılında vatandaşın bankalara olan toplam borcu 6,5 milyar TL iken, bugün 700 milyar TL sınırını aşmışsa, yıllarca enflasyon rakamları üzerinden oynanan oyunun doğal bir sonucunu yaşadığımızı görmeliyiz.
Şimdi diyebilirsiniz ki “Bedava Mezar bulsa girecekler var”. Buna herhangi bir sözümüz olmaz saygı duyarız. Zor zamanlarda yardımlaşmak veya yaşadığımız salgın gibi durumlarda bazı istisnalar olabilir. Ancak öncelikli mesele hane halkına gelir nasıl yaratabiliriz, arttırabiliriz olmalıdır. Örneklemek gerekirse 65 yaş üstü toplu taşıma araçlarına “bedava” kullanır. Bu uygulamayı yapan araçlara da yıllık yanılmıyorsak 9,10 bin TL devlet hazinesinden para ödenir. Şimdi “bedava” mı binmiş oluyoruz bu araçlara? Başlığa bakıp bedava pahalı mı olur demeyin.
SON SÖZ: “Eğer ürün için ödeme yapmıyorsanız, ürün sizsiniz.” Derek Powazek
İlk yorumu siz yazın