Bu Ülkenin Daha Fazla Oyalanacak Zamanı Kalmadı!

Değerli okur, Yazımızın başlığı bana değil bir bilim insanımıza ait. Gündem tabiidir ki “biraz” siyaset eksenine doğru kayma eğilimi gösteriyor. Muallim Naci’ye atfedilen “Hafızayı beşer nisyan ile malulüdür” sözü belki şu anda yaşadığımız durumun özeti. Unutma hastalığı. Peki unutmuş olunca olan biten ortadan mı kalkıyor, yaşanmamış mı oluyor? Veya karşımıza daha devasa bir sorun olarak..

Bu Ülkenin Daha Fazla Oyalanacak Zamanı Kalmadı!
Yazar : Tarih : Okunma : 171 views Yorum Yap

Değerli okur,

Yazımızın başlığı bana değil bir bilim insanımıza ait. Gündem tabiidir ki “biraz” siyaset eksenine doğru kayma eğilimi gösteriyor. Muallim Naci’ye atfedilen “Hafızayı beşer nisyan ile malulüdür” sözü belki şu anda yaşadığımız durumun özeti. Unutma hastalığı. Peki unutmuş olunca olan biten ortadan mı kalkıyor, yaşanmamış mı oluyor? Veya karşımıza daha devasa bir sorun olarak mı dikiliyor?

İTÜ Jeoloji Profesörü olan Cenk Yaltırak yaptığı paylaşımının bir bölümünde“…Bu uzman yer bilimci ve veri analizi ordusu ile kısa sürede 600’den fazla aktif fayın oluşturduğu tehlike ve buna bağlı olarak kentsel risk haritaları oluşturulmalı, üretilecek deprem senaryolarının ürünü olan ivme haritaları ise kamu yararına açık kaynak şeklinde sunulmalıdır. Bu ilk önerilerim, içinde bulunduğum komisyonda bulunan bazı üyeler tarafından “Böyle bir kurum oluşturmak ve bu kurumun yapacağı işler bizden talep edilen şeyler değil” denilerek, fay yasası, deprem kataloğu, kurumlar arası veri paylaşımı gibi öneriler listeye alındı. Kısaca, Türkiye’nin tüm faylarının çalışılması, bir kamu kurumundaki 10-15 kişi ile ve bazı üniversitelerde yapılacak ve 4-5 yıl sürecek projeler ile, hatta bazı emekli hocalarımıza göre hizmet alımı ile halledilebilirmiş” demiş ve Tweetlerimi biraz sert dile getirmiş olabilirim ama bu ülkenin daha fazla oyalanacak zamanı kalmadı… Bilginize sunarım” diyerek bitirmiş.

Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında bir Afet Bakanlığı kurulması gündeme gelmişti. Deprem sonrası bilim insanları ile görüşmeler yapılıp –ki araştırmalar devam ediyor olan deprem hakkında-  sahada olup gerçekleşen yıkıcı depremler ile alakalı verileri de değerlendiriliyor. Gelecekte de aynı felaketler ile karşılaşmamak için alınacak tedbirler hakkında bir yol haritası belirlenmeye çalışılıyor. İsmiyle müsemma Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Modelini hazırlamaya ve kamuoyu ile paylaşmaya başladı. Yukarıda da bir bilim insanımızın bu yol haritası hakkında halisane düşünceleri ve bilim insanı bakışı ile görüşleri.

Afet yönetimi sadece depremler ile sınırlı değil. Afet risk yönetimi bütüncül veya bütünleşik bir bakış açısı ile tasarlanmalı. Ülke çapında bunu yapacak olan da bakanlık. O halde afet dediğimiz risk karşısında bütünleşik bir sistem ve bilim ışığında hareket edilmek durumunda ki hayatta kalabilme ve afetlere hazırlanabilme şansımızı artıralım. Deprem, kuraklık, iklim değişikliği, şehirleşmedeki sorunlar. Hepsi bir bütün. Aydın olarak aktif fay hatlarında olduğumuzdan böyle konulara çok ilgimiz olmalı. Deprem bugün olmamış olabilir fakat kapıda. Bugün yağmur yağmış olabilir ama kuraklık da kapıda. Hasılı yapılacak çok işimiz var ve vaktimiz az! İşi doğru ve hızlı yapmak durumundayız.

Prof. Dr. Cenk Yaltırak’ın paylaşımlarında dikkat çektiği nokta deprem özelinde, pek fazla kalmayan zamanın en verimli şekilde kullanılması konusunda bir yol haritası çizmiş. Karar verici mekanizma, bilim insanlarını dikkate alır ve uygulamaya geçer ne ala. Olmadı. Mukedderat der devam ederiz!

Sonsöz; “Unutma, sana ışık tutanlara sırtını dönersen, göreceğin tek şey kendi karanlığındır.”
Descartes

Selim ÖZYILMAZ (selimozyilmaz09@gmail.com)

İlk yorumu siz yazın