İNCİR TAZE KAHVELER SADE

Değerli okur, Ülkemizin geleneksel ihraç ürünü, Aydın ve havalisinin en önemli ve spesifik meyvesi olan incir üzerine kısa bir değerlendirme yapalım. Kısaca  incir kelimesi temelde Latinceden geçmiş ve ficus carica ( karya inciri) olarak isimlendirilmiş. Arapça’da Tin, Farsça’da encire olarak Türk Kültür Tarihinde  Türkiye Türkçesinde incir, diğer bölgelerde ancir, ve injir olarak kullanılmış. İncirin geçmişi..

İNCİR TAZE KAHVELER SADE
Yazar : Tarih : Okunma : 78 views Yorum Yap

Değerli okur,

Ülkemizin geleneksel ihraç ürünü, Aydın ve havalisinin en önemli ve spesifik meyvesi olan incir üzerine kısa bir değerlendirme yapalım.

Kısaca  incir kelimesi temelde Latinceden geçmiş ve ficus carica ( karya inciri) olarak isimlendirilmiş. Arapça’da Tin, Farsça’da encire olarak Türk Kültür Tarihinde  Türkiye Türkçesinde incir, diğer bölgelerde ancir, ve injir olarak kullanılmış. İncirin geçmişi insanlık tarihi kadar eski. İlk insan kabul edilen Adem bulunduğu durumdan yaprakları ile koruyan incir ağacı, dalları ile dünyayı sarsmış  ve meyvesi ile de insanları ihya etmesini bilmiştir.(1)

İncir; Selenyum, A,B,C vitaminleri ve Çinko içermekte olup, vücut savunma sistemi için çok önemlidir. Virüslerle savaşta etkili olan çinkoyu içerir. Çinko, bağışıklık sistemindeki beyaz kan hücrelerini oluşturmaya ve harekete geçirmeye yardımcı olur.

İncir hakkında tartışmalar, görüşler, fikirler sadece günümüze has değil. Ancak biz 1925 yılında yani genç Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan iki yıl sonra Nisan 1925 yılında yapılan “Aydın İncir Müstahsilleri İncir kongresinden” başlayalım. Kongre hakkında İzmir Mıntıkası Ticaret Müdürü Mehmet Ziya Bey “İncir yetişen en önemli havza Aydın’dır. Halbuki incirin satım ve ihraç yeri İzmir’dir” notunu düşüp ayrıntılar hakkında uzunca bilgi vermiş.

2019 yılında Aydın’dan ihraç ettiğimiz kuru ürünler  toplamı 59 bin 935 ton. Bunun 45 bin 147 tonu kuru incir. 2019 yılında toplam kuru incir ihracatımız 110 ülkeye  65 bin ton ve bunun parasal karşılığı 236 milyon dolar.

Bu rakamlardan  anladığımız Aydın kuru incir ihracının 3’te 2’sini tek başına karşılamış. 2019 yılı Türkiye’de kuru incir üretimi 310 bin ton ve bunun 190 bin tonluk kısmına gelen yüzde 61’i Aydın ili tarafından gerçekleştiriliyor ve coğrafi işaret tescili var. Yani buraya has bir ürün!

İncir sadece parasal olarak değil  geçmişten gelen bir kültürdür de aynı zamanda. O halde bu kültürel birikimi dünya da sadece bu bölgeye özgü olarak nitelenebilecek bir ürün  için neden kullanmayalım?

Aydın olarak incirde marka haline gelmeyi başarabildik mi? Veya soruyu şu şekilde soralım. Aklınıza gelen Aydın’a ait 5 incir markasını yazınız desek hangilerini yazabiliriz?

Neden dünyada incir dendiği zaman bir veya daha fazla Aydın markası akla gelmesin. Bu amaç için harcanan her çaba değerlidir, önemlidir. Desteklenmeli, geliştirilmeli ve Türkiye’nin, Dünyanın önüne bu ürünümüz marka olarak konmalıdır. Bu yönde çabalar var mıdır?  Elbette vardır. Başarıya ulaşılması halinde üreticisinden tüccarına, ihracatçısından etkileyeceği birçok sektöre olumu katkısı olacaktır.

İncir üretimini nasıl artırabiliriz, daha kaliteli ürünleri nasıl yetiştirebiliriz, üreticinin maliyetle altında ezilmemesini nasıl sağlayabiliriz, inciri nasıl daha katma değeri yüksek bir ürün haline getirebiliriz gibi sorulara cevap aramak her Aydınlının üzerine düşünmesi ve cevap araması gereken sorular değil midir?

En iyi, en kaliteli incirlerin yetiştiği coğrafyamızın kıymetini bilmek lazımdır. Hele ki hasat mevsiminin başladığı bu dönemde herkesin dikkatli olması gerekmektedir. Yanlış varsa düzeltmeye çabalamalı, doğru yapılanların arkasında durup geliştirilmelidir. Eğmeden, bükmeden, doğru bilgi ile.

Son söz: İncir gibi çok özel, her bakımdan en iyisi bu topraklarda yetişen ürünümüzü eline alan kişinin algısı, sadece ürünü eline aldığında bile “ben şuan elimde kaliteyi tutuyorum” şeklinde oluşmalı.

(1)Aydın ADÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Öğrencisi Hilmi Anaç tarafından Lisan tezi olarak yazılan ve Aydın Ticaret Odası Kültür yayını olarak bastırılan  ve bu yazıyı hazırlarken çok faydalandığım “Geçmişten Günümüze İncir” kitabı mutlaka okunmalı.

Selim ÖZYILMAZ (selimozyilmaz09@gmail.com)