HEREDOT’U ANLAYACAK BİRİLERİ LAZIM!

Değerli okur, Kurban bayramı da korona virüs günlerinde geldi geçti. İyice dinlenmiş, keyifli bir bayram yaşamış ve salgın tehlikesinden de kendinizi korumuş olmanızı dilerim. Haberlerimiz yapmak için gezdiğimiz, gördüğümüz her yerde Aydın’ın yeni bir zenginliğine şahit oluyoruz. Ne kadar kadar bereketli topraklar üzerinde bulunduğumuz kelimelere nasıl dökülür nasıl anlatılır inanın zorlanıyoruz.  Herodot çağının gezgini ve..

HEREDOT’U ANLAYACAK BİRİLERİ LAZIM!
Yazar : Tarih : Okunma : 139 views Yorum Yap

Değerli okur,

Kurban bayramı da korona virüs günlerinde geldi geçti. İyice dinlenmiş, keyifli bir bayram yaşamış ve salgın tehlikesinden de kendinizi korumuş olmanızı dilerim.

Haberlerimiz yapmak için gezdiğimiz, gördüğümüz her yerde Aydın’ın yeni bir zenginliğine şahit oluyoruz. Ne kadar kadar bereketli topraklar üzerinde bulunduğumuz kelimelere nasıl dökülür nasıl anlatılır inanın zorlanıyoruz.

 Herodot çağının gezgini ve bu gezilerde görüp dinlediklerini aktaran bir şahsiyet. Herodot gerçekten de başarılması çok zor ve uzun yolculuklar gerçekleştirmiştir. Trakya’yı, Lidya ve Frigya gibi tüm Anadolu kentlerini, Karadeniz ve Doğu Akdeniz kıyılarını, Mısır’ı, Fenike’yi, İran’ı, Makedonya’yı, Yunanistan’ı gezmiş ve Sicilya’ya kadar varmış. 

Cicero tarafından “Tarihin Babası” unvanı yakıştırılmış ve döneminde dünyanın 7 Harikası’nı belirlemiş bir şahsiyete atfedilen “Gökyüzünün altındaki en güzel yeryüzü ve iklimi” sözünü Aydın ve havalisi için söylemesi elbette ki boşuna değil.

Çok doğaldır ki o günlerden bu günlere köprünün altından çok sular akmış, eski uygarlıklar yerlerini yenilerine bırakmıştır. Burada anlatmaya gayret ettiğimiz o dönemde elindeki imkanlarla bu güne ulaşmayı başarmış bizleri hayrete düşüren işler başarmış topraklar üzerinde yaşayan bizler bugün bunun hakkını verebiliyor muyuz?

Uygarlıklar vadisi olarak bilinen Aydın, 30 antik şehre ev sahipliği yapmış. Kurulan şehirler bazı özellikleri ile dikkat çekiyor. Bir iki örnek verirsek Tralles antik kenti ürettiği deriler ve kırmızı renkli çanak çömlek ile ünlü olan kent, Apollonios ve Tauriskos isimli iki büyük heykeltıraş ustasını ve Ayasofya’nın mimarlarından Anthemios’u da yetiştirmiş. Milet tarihin ilk filozofu kabul edilen Thales’in yetiştiği yerdir. Adını, aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit’ten alan Afrodisias Antik Kenti’nde binlerce yıl boyunca yüzlerce ünlü heykeltıraş yetişmiş. Bu liste uzar gider.

Buluntulardan anladığımız ve gördüğümüz daha antik çağda hanlar, hamamlar, spor merkezleri, pazarları ile gayet planlı bir şehirleşme uyguladıkları belli olan şehirler kurulmuş bu ilde. Şu anda kurulu ilçe sayımız 17. Sorunlarla boğuşmayanı yok gibi. Dağlarımızdan akan yağ tağşiş, ovalarımızdan akan bal jeotermal ile anılır oldu. Bu kadar özellikli medeniyetlere ev sahipliği yapan bir il gelecek nesillere örnek teşkil edecek nasıl bir miras bırakmayı düşünüyor?

Her defasında Herodot’un sözünü söylemek, açıklamalara fon olarak kullanmak ayrı bir şeydir, onu anlamak ve o minvalde işler yapmak ayrı. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı tarım topraklarına, iklim ve floroya sahip bir ilde, soluduğumuz havanın temiz olup olmadığına dair kafa karıştıran açıklamalardan başka bir şey yok!

Harika topraklar üzerinde yaşıyoruz. Her gittiğimiz yerde ayrı bir değeri ile karşılaşıyoruz. Şehrimizin hak ettiği yerde olmadığına üzülüyoruz ve kendimizce de dertleniyoruz. Böylesine müstesna toprakların altı da, üstü de bizimse ya hakkını vereceğiz ya da önce hak edeceğiz.

Son Söz: Öldükten sonra unutulmak istemiyorsanız ya okumaya değer şeyler yazın ya da yazılmaya değer şeyler yapın. Benjamin Franklin

Selim ÖZYILMAZ (selimozyilmaz09@gmail.com)