
Değerli Okur. Korona virüs salgını bizlere özellikle iki konunun ne kadar hayati olduğu konusunda fikir veri diyebiliriz. Birisi sağlık öbürü de tarım. Sağlık çalışanlarına işlerinde kolaylıklar dileyelim ve çiftçilerimiz geçelim. Hava sıcaklıkları bir anda mevsim normallerinin üzerine çıktı ve hepimiz bundan biraz da olsa etkilendik. Şehirde ortalıkta kimseler kalmadı. Güneşin tesirinden korunmak için bir gölgede..


Değerli Okur.
Korona virüs salgını bizlere özellikle iki konunun ne kadar hayati olduğu konusunda fikir veri diyebiliriz. Birisi sağlık öbürü de tarım. Sağlık çalışanlarına işlerinde kolaylıklar dileyelim ve çiftçilerimiz geçelim.
Hava sıcaklıkları bir anda mevsim normallerinin üzerine çıktı ve hepimiz bundan biraz da olsa etkilendik. Şehirde ortalıkta kimseler kalmadı. Güneşin tesirinden korunmak için bir gölgede veya evimizde oturmayı tercih ettik. Epeyce de terledik sanırım. Biz bunları yaparken çiftçilerimiz, ekip diktikleri ürünlerin veya ekip dikmeye devam ettikleri ürünlerin sulamalarını gerçekleştirdiler. En azından biz öyle yaptık.
Korona virüs salgını sebebiyle enteresan bir piyasa oluştu. Fiyatların istikrar kazanmadığı bir dönem yaşıyor gibiyiz. Bazen ithalat bazen de ihracat kararları fiyat oluşumu üzerinde etkili olurken bir de özellikle bölgemizde yaşanan ani ve mevsim normalleri üzerindeki sıcaklık artışı bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Özellikle ekim ve dikim işlerini tamamlamış ve erik, çilek gibi ürünlerin hasadı yapılırken ve bazı ürünlerde hasada yeni başlanırken. İşte böyle bir süreci yaşayan çiftçilerimizin en dertli olduğu noktaların başında da fiyat istikrarsızlığı var. Çiftçi hep endişe içinde güzel bir üretim geçirse bile içindeki acabalar bitmiyor!
Sıcaklıkların ani yükselişi de, düşüşü de çok istenen durumlar değil. Meteorolojik şartlardaki bu ani değişimler istenmeyen sonuçlara yol açabiliyor. Ve genellikle ani yükselen hava sıcaklıkları sonrasında yağmur ve dolu görülmesi muhtemel! Hem de şiddetli olarak! Burada kastımız bir korku iklimi yaratmak değil olması muhtemel bir durum karşısında ne yapılabileceğini dair fikir yürütmek.
Anladığımız kadarı ile bir risk belirmiş durumda ve bu riski çiftçiler veya Tarım İl müdürlükleri nasıl yönetecek? Binlerce dönüm arazideki aşırı yağmur riskini bazı tedbirler alarak yönetme şansınız olabilir belki de, dolu ve şiddetli de olursa bu nasıl yönetilecek? Ekim alanları ve hasadı devam eden mahsul ne olacak? Çiftçiler bundan böylesi durumlara karşı TARSİM sigortalarını yaptırdılar mı? Bütün ekim alanlarını dolu örtüsü ile donatamayacağımız göre…
Hava sıcaklığındaki ani artışlar sadece Aydın’ın değil bölgedeki diğer illerde de yaşandığı için buralarda ani sıcaklık artışı sonrası ani sıcaklık düşüşleri yaşanacak gibi duruyor ki meteoroloji yeni tahminlerinde bunlara yer vermiş. Dikkatle takip etmek gerekiyor.
Çiftçilerimiz çok şey istemiyorlar. Hangisine mikrofon uzatsak zarar etmeyelim, evimize bir topan ekmek götürebilelim diyorlar. İnanın tek istedikleri bu. Üretim ordusunu dağıtmamamız lazım. Şunu net ifade edebiliriz ki üretim ordusu üretmezse sorun tahminlerden büyük olur. Çiftçilerimizi onca zorluğa rağmen üretime devam ettikleri için bir gün değil her gün alkışlamamız lazım.
Hülasa; Zordur çiftçilik. Tohumunu ekebildiyse, artık çiftçinin bütün emeği “bulut alıntındadır”. Hasat vaktine kadar rahat edemez; dolu vurabilir, “kırağı çalabilir”, “rastık basabilir”, kuraklık olabilir, sel götürebilir ve bütün emeği ziyan olabilir. Alın teri ve emeğe dayalı bu zor işi gerçekleştiren tüm çiftçilerimizin emeklerinin karşılığını alabilmelerini dileriz. (ankaenstitusu.com )
SON SÖZ: Riski Yönetmeyen Krizi Yönetir!
İlk yorumu siz yazın