UCUZ GIDA HAYAL!

Değerli okur, Geçen yıl bu günlerde neler konuştuğumuzu hatırlıyor musunuz? Korona salgını yine gündemdeydi. En önemli konuların başında kuraklık geliyordu. Aradan geçen bir yıl içerisinde kuraklık ile ilgili bir sorun en azından şimdilik kalmadı gibi geliyor. Korana tedbirleri nerdeyse sıfırlandı. Hayat devam edip gidiyor işte. Daha önemli sorunlar var gibi. Var gibi diyelim her sorun..

UCUZ GIDA HAYAL!
Yazar : Tarih : Okunma : 215 views Yorum Yap

Değerli okur,

Geçen yıl bu günlerde neler konuştuğumuzu hatırlıyor musunuz? Korona salgını yine gündemdeydi. En önemli konuların başında kuraklık geliyordu.

Aradan geçen bir yıl içerisinde kuraklık ile ilgili bir sorun en azından şimdilik kalmadı gibi geliyor. Korana tedbirleri nerdeyse sıfırlandı. Hayat devam edip gidiyor işte. Daha önemli sorunlar var gibi. Var gibi diyelim her sorun herkese sorun teşkil etmiyor.

Herkesin kendine göre önem arz eden gündemi vardır da biz şöyle aşağı yukarı herkesin derdi olabilecek mevzulara bir göz atalım. Bizim kahvede, pazarda,  gözlemlediğimiz gündem pahalılık. Ardı arkası kesilmeyen özellikle gıda zamları. Zamlar bir dursa herkes bir nefes alacak da ne yazık ki durmuyor. KDV indirimleri bile hissedilemiyor. Geçen yıl ile bu yıl fiyat karşılaştırmalarını görüyorsunuzdur. Aralarında inanılmaz bir fark var. Tabi bu farkı, hesabı, faturayı öderken anlıyorsun en derinden.

Hatırlarsınız. Ayçiçek yağında tedarik sorunu baş gösterince necip Türk basını gemilerin Mersin limanına yanaşana kadar her hareketini takip etmişti. Hadi bu normal diyeceğim de bir de gemiler limana bağlanırken Ayçiçek yağı taşıyan gemiler geldi diye canlı yayın yapılınca bizde elektrikler kesildi. Tarım ülkesiyiz derken yağ gemilerinin gelişini canlı yayınlamak ilginç tabi ki!

Şunu peşinen yazalım. Ucuz sizin için ne bilemiyoruz da bu yıl pek çoğumuz için ucuz gıda olmayacak! Müthiş bir maliyet baskısı tarlayı adeta yangın yerine çevirmiş durumda.  Geçen yıl susuzluktan kurak veya az sulu tarımı tecrübe etmiştik bu yıl da gübresiz olanı tecrübe edecek gibiyiz. Tarımsal üretim için gerekli her girdi inanılmaz bir maliyet yapmış durumda ve Türkiye tarımsal üretimin, hasatın yapılacağı esas dönem geldi.

Üstüne bizim üretim yetersizliğinden ithal ettiğimiz bazı temel gıda ihracatçısı olan iki ülke Ukrayna ve Rusya savaş halindeyken. Meteorolojik şartların ne getireceği de belli değilken.

Burada şu sorular da sorulmalı. Fiyatlar bu halde olup fiyat artışları devam etmese veya çok düşük seyretse şu andaki gelir ve gelirlerimiz iki katı olsa aynı derecede hayat pahalılığından şikâyet eder miydik? Enflasyon denilen fiyatlardaki artışın hızı bu kadar yüksek iken karar alıcılar ilave gelir yaratamaz mıydı? Özellikle asgari ücretliler için enflasyonun resmi olarak yüzde 70’lere gittiği bir ortamda yılda bir defa ücret belirlenmesi nasıl bir refah kaybına yol açacağının herkes farkındadır sanıyoruz.

Tüketici gerçekçi davranır. Bizim gördüğümüz ve yaşadığımız enflasyon gerçektir. Ve bu oran bugün Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığı seviyeleri çoktan ve çokça aşmış durumdadır.

Yaşanılan pahalılığı dış faktörler ile izah etmek isteyebilirsiniz de enflasyonda işlerin vahimden daha vahime gittiği gerçeği değişmiyor.

Gıdada yarım kilolar devri bitmiş adet devri başlamıştır. Bu bile başlı başına bir sorundur. Yazık oluyor bize, hepimize. Yani ahaliye.

Ramazan ayı geldi. Mübarek olsun. Oruç tutan tutuğunu, tutmayanda tutmadığını kimsenin gözünün içine sokmasın lütfen. Bayramı hep birlikte kutlayacağımızı unutmadan.

Selim ÖZYILMAZ (selimozyilmaz09@gmail.com)

İlk yorumu siz yazın