TARIMDA YENİ “MOTTOMUZ” SEN YETER Kİ ÜRET!

Değerli okur, Motto kelimesini Türk Dil Kurumu özdeyiş, slogan olarak ifade etmiş. Başka anlamları da var o konumuz değil. Önceki tarım bakanımız Bekir Pakdemirli Su Şurası sonrasında “Suya göre tarım” yeni mottomuz demişti. Yeni tarım bakanımız tarımsal üretimdeki yeni mottomuzu “İhtiyacımız olan stratejik ürünleri üretmek üzere bir tarım sektörü kurgulayacağız. Toprakların verimlilik ve bölgede su..

TARIMDA YENİ “MOTTOMUZ” SEN YETER Kİ ÜRET!
Yazar : Tarih : Okunma : 405 views Yorum Yap

Değerli okur,

Motto kelimesini Türk Dil Kurumu özdeyiş, slogan olarak ifade etmiş. Başka anlamları da var o konumuz değil. Önceki tarım bakanımız Bekir Pakdemirli Su Şurası sonrasında “Suya göre tarım” yeni mottomuz demişti.

Yeni tarım bakanımız tarımsal üretimdeki yeni mottomuzu “İhtiyacımız olan stratejik ürünleri üretmek üzere bir tarım sektörü kurgulayacağız. Toprakların verimlilik ve bölgede su bulunma durumuna göre üretimle ilgili kotalar getirileceğini, tarımın yeni mottosunu da, sen üret yeter. Burada kastımız, sen üret gerisini unut” sözleri ile ifade etti.

Bazen bu motto sözünü başka yerlerde de duyduğumuz olmuştur. Tabi bunun arkasında durabilmek, buna uygun yöntemler ile hayata geçirebilmek önemli. Mottomuz iyi de çiftçi üretip unutacak durumda mı bundan pek emin değiliz.

Bizim gördüğümüz tarımsal üretimimizin belirleyicisi ağaçlı üretimi biraz dışarıda tutarak ürünün çiftçimize para kazandırıp kazandırmayacağıdır. Meteorolojik şartlar veya mecburi münavebe gibi durumların dışında çiftçimiz tamamen buna göre üretim planlaması yapar.

Şu anda dünya tarımın da enteresan bazı olaylar oluyor. Gıda da Ukrayna- Rusya savaşı, salgından kaynaklı tedarik sorunları ve ülkelerin korumacılık saiki ile hareket etmeye başladığı döneme giriliyor gibi. Hangi ülke ne üretiyor, ne kadar stok var bunlar görülse de ülkelerin gıda ürünlerine olan hassasiyetinin yükseldiği bir dönemin başlangıcında olduğumuz gerçeği ile karşı karşıya olabiliriz.

Ülkemizde bazı ürünlerde çok hassas bir hale geldi. Buğday, arpa, mısır, ay çiçek yağı. İhracat yasağı getirilebilir. İthalat yapılabilir. Ancak bu hele ki şu dönemde hep dediğimiz gibi üretici lehine ince ayarlamaların yapılaması gereken iş ve işlemlerdir.

Paramız var ithal ederiz. Edemeyebilirsiniz. Örnek; Endenozya’nın palm yağı ihracat yasağı. Bunda net ithalatçıyız. Yarın içinde bulunduğumuz konjonktürde ülkeler panik halinde bu ürünleri talep etmeye başlasa ne olur? Özellikle bizim üretim eksikliği çektiğimiz ürünlere ülkeler ihracat yasağı koyarlarsa ne olur? Palm yağı ihracat yasağı Ayçiçek yağında dünyada talep artışı yaşatırsa ay çiçek yağı bulabilecek miyiz? Bu durumda zeytinyağı ihracat yasağı fiyatları tutmada işe yarar mı? Süt üretimimiz TÜİK Şubat rakamlarına göre düşüş eğilimine girdi. Süt ve süt ürünleri ihracat yasağı üretimimiz olmazsa fiyatları tutmada başarılı olur mu? Buğday üretimimiz geçen yılın altında kalırsa TMO’un ithalat ile yaptığı sübvanseler işe yarar mı?

Tarım ve hayvancılık sektörümüz sorunlar yumağının içinde bocalarken ilave destekleme açıklamaları pek karşılık bulmuyor kanaatindeyiz. Çiftçi için şu anda en acil konu gübre ve mazot konusunda kuvvetli bir destekleme. Bir iki ilave de biz yapalım. Ürettiği ürünün satış fiyatını bilme, hasat zamanı da ithalat “silahının çekilmemesi ve ihracat yasağının getirilip ürün fiyatlarında insiyatifin piyasaya bırakılmaması.

Yeni Tarım ve Orman Bakanımızın beyanları ortada. Yeni mottomuz da inşallah iş görür. Ne yapılacaksa çabuk ve doğru olarak yapılmak durumunda. Gerisini çiftçilerimiz halleder. Yoksa bu gidişat ile sonbahar ayları gıda fiyatlarında önlenemez bir yükseliş ve tedarik sorunlarına gebe gibi duruyor.

Kimse senin dalgalarla nasıl boğuştuğuna bakmaz. Gemiyi limana getirip getirmediğine bakar.’ – Victor Hugo

Selim ÖZYILMAZ (selimozyilmaz09@gmail.com)

İlk yorumu siz yazın