
Değerli okur, Şu sıralar gıda fiyatlarında düşme görmeyi bekliyoruz da bu beklenti ne kadar geçerli olur orası tartışma konusu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mayıs ayı tarım ürünleri üretici fiyat endeksini (Tarım- ÜFE) yıllık artışını yüzde 154,97, aylık artışı da yüzde 16,18 oranında, Nisan ayı Tarımsal girdi (Tarım-GFE) maliyetlerinin yıllık yüzde117,31, aylık yüzde7, 45 oranında artığını..


Değerli okur,
Şu sıralar gıda fiyatlarında düşme görmeyi bekliyoruz da bu beklenti ne kadar geçerli olur orası tartışma konusu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mayıs ayı tarım ürünleri üretici fiyat endeksini (Tarım- ÜFE) yıllık artışını yüzde 154,97, aylık artışı da yüzde 16,18 oranında, Nisan ayı Tarımsal girdi (Tarım-GFE) maliyetlerinin yıllık yüzde117,31, aylık yüzde7, 45 oranında artığını açıkladı. Bu yaz aylarında gıdada ucuzlama bekleyen tüketiciler için pek hayra alamet haber değil!
Enerji fiyatlarında dünyada bir yükseliş olduğu doğrudur da ülkemizdeki artışlar bunlar ile kıyas edilebilir mi açıklanabilir mi orasından emin değiliz! Gıdada bir maliyet şokunun olduğunu biz değil TÜİK Mayıs ayı Tarım-ÜFE oranları söylüyor.
Enerji maliyetleri bu şekilde devam ederse ülkeden ülkeye değil şehirlerarası gıda fiyatları dahi çok değişken hale gelecek. Bu sebeple sadece stratejik ürünlerde kendine yeterlilik tek başına yeterli gelmeyebilir.
İstanbul’a gelen kamyonların mazot fiyat nedeniyle gıda fiyatları üzerinde oluşturduğu maliyeti gösteren haberlere rast gelmişizdir. İşte bu maliyet baskısının hafifletilmesi için sektör içinde olanların bildiği şehrin tükettiği temel gıdanın yüzde 60’ının şehrin periferisinden elde edilmesi gibi bir çalışma yapılabilir. Yani ilin içi, yakın çevresinde üretim. Tabi bunun için en azından iyi bir planlama ve tarımda ölçek ekonomisi uygulanması beklenir.
Tarım ve Orman Bakanlığımızın çiftçilerimizin dertlerini anlatmasından rahatsız olmasına gerek yoktur. Çiftçilerimizin aldıkları desteklemeleri ortaya dökmesini de gerek yoktur. Şahsen Tarım Bakanımız ve Bakanlık personeli aralarında para toplayıp bu üç çiftçimize desteklemelerini ödemediğine ve bu desteklemeler hepimizin ödediği vergiler ile yaptığına göre bunları kamuoyuna açıklamaktan ne umurları vardır anlamış değilim. İsim yazmayıp Kişisel Verilerin Korunması Kanuna (KVKK) takılmayalım diye 1 inci, 2 inci konuşmacı vs yazmak çiftçimizin derdi olduğu ve bunu da açıkça dile getirdiği gerçeği değişmez. Bakanlık açıklaması da tarımda sorun ve sorunlar olduğu gerçeğini değiştirmez.
Şu anda hububat hasadı yapılıyor. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ne kadar alım yaptı? Stoklarımız yeterli seviyede mi? Her halükarda buğday, arpa, mısır, ayçiçeği yağı ihtiyacımız olacak! Rusya –Ukrayna savaşı devam ederken bu konuda sorun yaşanmayacağından emin miyiz?
Bu yıl iklim konusunda bir dalgalanma yaşadığımız da ortada. Şiddetli yağışların neden olduğu seller, dolu, bazı bölgelerde zamanında yağmayan yağmur vs. Devam ederse ve bu tarımsal üretimde hesap edilemeyen fakat etkileyen bir çıktı açığı oluşturursa bu nasıl kapatılacak? (ithalat hariç)
Bu kadar maliyet artışı, bir yıl sonra gelen toplam 29 milyar TL destekleme ile Gayri Safi Milli Hasılaya (GSMH) 50 milyar dolarlık tarım sektör payı fedakâr çiftçilerimizin büyük başarısıdır. Küçümsenmemelidir.
Gıda konusunda tedbirli olmak lazım. Yoksa kanaatimiz odur ki Mayıs ayı Tarım-ÜFE, Nisan ayı Tarımsal girdi maliyetleri oranları sonbahar aylarında oluşacak olanın yanında Pazar pikniği olarak kalır!
Periferi; Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, çevre, dış kenar.
İlk yorumu siz yazın