SUYUN GÜCÜ MİLLETLE BULUŞACAK ANCAK SUYUMUZ YOK!

Değerli okur, Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli bazı illerde yapılan veya yapılacak su yatırımlarını “Suyun Gücü Milletle Buluşuyor” mottoları ile paylaşıyor. Devlet Su işleri (DSİ) 21 Bölge Müdürü Göktuğ İlter’de röportaj verip Aydın’a yapılmakta olan yatırımları paylaştı. Sağ olsunlar. Bu yatırımlar için emeği geçen vesile olan herkesten Allah razı olsun. Ancak şöyle bir durum..

SUYUN GÜCÜ MİLLETLE BULUŞACAK ANCAK SUYUMUZ YOK!
Yazar : Tarih : Okunma : 63 views Yorum Yap

Değerli okur,

Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli bazı illerde yapılan veya yapılacak su yatırımlarını “Suyun Gücü Milletle Buluşuyor” mottoları ile paylaşıyor. Devlet Su işleri (DSİ) 21 Bölge Müdürü Göktuğ İlter’de röportaj verip Aydın’a yapılmakta olan yatırımları paylaştı. Sağ olsunlar. Bu yatırımlar için emeği geçen vesile olan herkesten Allah razı olsun. Ancak şöyle bir durum var sanki! Kütahya’da Zafer Havaalanı var da yolcu yok! Bizim de barajlarımız var ama suyumuz yok veya yetersiz!

Canlıların hayatı su da başlamıştır. Bilim öyle diyor. Medeniyetler bile ya su kenarında ya da suya yakın yerlerde kurulmuştur. Hatta tarihteki kavimler göçünün en önemli sebeplerinde biri kuraklık, susuzluk.

Son günlerde neredeyse herkes Aydın ilinde yaşanan su kıtlığı ve yaşanan kuraklıkla ilgili epey bir ilgi duymaya ve haber yapmaya başladı. Bu haberlerin yapılması iyidir, sorunun ortaya konması ve bir çözüm bulunması açısından fevkalade önemlidir.

Bundan tam sekiz ay önce yapmışız haberi “Aydın’da Susuzluk Kapıda” diye. Dahası da var. NASA Türkiye kuraklık raporunu, Toprak Mahsulleri Ofisi Fenoloji raporlarını, Meteoroloji Genel Müdürlüğü kuraklık raporlarını, Menderes nehri boşa akmasın haberlerini yapmışız. Hatta kuraklık ve yaşanabilecek su sıkıntısı üzerine yazı da yazmışız. Biz bu haberleri yapınca 30 Ekim’de sulama sezonu bitti, Söke’de gölet yapıldı ve Gökbel Barajı tamamlandı şu kadar su tutacak, şu kadar tarımsal hasılaya katkı sağlayacak haberlerini tebessümle karşılamıştık. Ve şu soruyu sormuştuk. Barajı, göleti yaptın da suyu olacak mı? Var mı şimdi?  DSİ Bölge Müdürümüze şu soruları da soralım. Geçen yıl barajlardaki su seviyeleri neden kot altına düşürülmek zorunda kaldı? İkizdere’den tarımsal sulama için neden su alındı?

Bu sorunun geleceği belliydi de çok zaman kaybedildi bazı tercihlerde bulunmak için. Bu bir kriz ve krizi çözmenin en önemli adımı hızdır. Ne yazık ki hızlı davranılamadı! Ve şimdi gördüğümüz “panik” halinde hem susuzluk olduğundan dem vurup hem de artezyenler ile veya kanal temizleyelim, su depoları oluşturalım gibi girişimlerle suyu bulmaya, toplamaya çalışıyoruz. Çiftçimiz, üreticimiz pamuktan para kazanacağını düşünüp ekimini yapmaya çalışıyor. Ülkemizin de ihtiyacı var pamuk üretimine. Büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı için yem bitkisi ve silajlık mısır ihtiyacı da var ve yeterli su yok!

Zaman varken Üniversitemiz, DSİ, STK’lar, ASKİ, Belediyeler, çiftçiler, siyasiler bir tercihte bulunmak mecburiyetindeydiler. Olmadı veya olamadı. Artezyenlerin çekeceği su miktarı bilinmek zorunda. Ki yer altı su havzamızı boşaltıp çökmeyelim. Şu süreçte su dağıtımı hatasız bir planlama, sıkı denetim ile yapılmak zorunda. Yapılamazsa, kuruyan Menderes nehrinde yürüyen Ziraat Odası Başkanı haberi, oluşabilecek sosyal sorunlar karşısında yapacağımız haberlerin yanında Pazar pikniği olarak kalır! Yani sorunun birini hallederken daha büyüğüne giden yolun taşlarını kendi ellerimizle döşemeyelim.

Felaket tellallığı yapmadan iklim değişikliği formasyonuna girdiğini düşündüğümüz ülkemizin çok ciddi planlamaya ihtiyacı var. Kuraklık tehdidi iki yıl sürerse ne yapacağız. Veya muson yağmurları yağarsa! Bugünkü durum “kışın yağmur ve kar yağar, barajlar dolar” rahatlığından olmadı mı? Şu anda 20’den fazla ilde bu durum yaşanıyor. Gıda emtia fiyatları dünyada yükselirken…

Susuzluk stresi altında bu sezonu en az hasarla atlatırsak benim bu işte emeği geçenlere bir teşekkür ve özür borcum olur da, işler kötü giderse buna yol açanların bu memlekete bir özürden çok daha fazla borcu olur.

SON SÖZ: “Kimseye etmem şikayet ağlarım ben halime, Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime!”

Selim ÖZYILMAZ (selimozyilmaz09@gmail.com)

İlk yorumu siz yazın