JEOTERMAL SANTRALLERDEKİ SUYU TARIMDA KULLANALIM!

Değerli okur, Bildiğiniz gibi Aydın ili susuzluk tehdidi ile karşılaşınca tarımsal sulamaya bazı kısıtlamalar getirildi. Ekilecek ürünümüz var fakat bunları sulamak için en azından bu yıl suyumuz yeterli olmayacak gibi. Yetkililer, çiftçiler su konusunda sorun yaşanmaması için ellerinden geleni yapacaklar ve yapıyorlar da. Bu çözümlerden biri yer altı sularının tarımsal sulamada kullanılması. Bunun için derin..

JEOTERMAL SANTRALLERDEKİ SUYU TARIMDA KULLANALIM!
Yazar : Tarih : Okunma : 129 views Yorum Yap

Değerli okur,

Bildiğiniz gibi Aydın ili susuzluk tehdidi ile karşılaşınca tarımsal sulamaya bazı kısıtlamalar getirildi. Ekilecek ürünümüz var fakat bunları sulamak için en azından bu yıl suyumuz yeterli olmayacak gibi.

Yetkililer, çiftçiler su konusunda sorun yaşanmaması için ellerinden geleni yapacaklar ve yapıyorlar da. Bu çözümlerden biri yer altı sularının tarımsal sulamada kullanılması. Bunun için derin su kuyuları Devlet Su İşleri (DSİ;) eliyle açılması. Yeterli olur mu, sonrası için nasıl bir risk ortaya çıkar gibi sorular halen cevaplanmamış olsa da durum bu. Ekimi yapılan arazilerin sulanamaması veya burada üreticilerin aklında soru işaretleri bırakacak planlama hatalarının sonuçları üzerinde az olsa düşünmek lazım.

Bu arada 11 Büyükşehir Belediye Başkanı su zirvesi, Tarım ve Orman Bakanlığı da Su Şurası tanıtımı yaptı. Her biri değerli ve üzerinde durulması gereken konular. Kendi adıma Belediye Başkanları su zirvesindeki manifestosunun içeriğini, hedefleri, planları bu yıl su sıkıntısı çeken bir ile yaşayan biri olarak Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımızdan dinlemek isterdim. Konuşması bir dakika beş saniye sürdü. Bu konu bir cümle ile özetlenemeyecek kadar komplike.  Tarım ve Orman Bakanımız “Su stresi yaşayan bir ülkeyiz” dedi ve 7 ay sürecek bir hazırlık, ilgili kurumların görüşlerinin alınmasından, yapılan yatırımlardan bahsetti. 

Sonuçta alta çizgiyi çekip “ çıkan sonuç budur” demek lazım. Kısa, orta ve uzun vadede ne elde edeceğimizin ortaya konulması lazım.

Ve yine bildiğiniz gibi ilimiz 33 jeotermal santrale ev sahipliği yapıp, jeotermal kaynaklı elektrik enerjisinin yüzde 75’ini karşılıyor. Yapılan ve yapılacak olanlara da bakarsanız Aydın’ın bu yolda alacağı epey yol var sanki!!! Eğer bir başka durum ortaya çıkmazsa ki o durum bu yıl kendini gösterdi! Burada bir sebep sonuç ilişkisi kurmadan yani jeotermal santralleri susuzluk veya kuraklığın sebebidir demeden iklim değişikliğine etkisi yapımından üretim ve sonrasına kadar nedir diye bir soru da soralım.  

Şu anda jeotermal suyun tarımda kullanılamayacağını düşünüyorsunuz,  yüksek sıcaklık ve içinde barındırdığı ağır materyaller nedeniyle haklısınız. Susuz kaldığınızda jeotermal suyu tarımsal üretimde kullanamayız demeyelim yine de! Bu ülkede ne olmayacak işler oldu. Tarımsal üretimde kullanacağımız su olmasın, bugün seralara vermekten imtina edilen sıcak suyu tarla sulamada kullanırsınız. Temizlersiniz, soğutursunuz ve kullanırsınız. Maliyet ağır olur.

Küçük bir çözüm önerisi olarak; Jeotermal santral işleticilerinin iddiası olduğu gibi bacalarından sadece su buharı çıkıyorsa bunlar toplayıp, tarımda kullanılacak suya çevirebiliriz. Mademki her damla temiz suya bugün ve yarın ihtiyaç duyulacak böyle bir inavasyonu yapmak herkesin menfaatine olacaktır!

Nasıl ki teknolojik gelişmelerle birlikte elektrik enerjisine ihtiyaç duyuluyorsa, insanın da hareket edebilmesi, düşünebilmesi için enerji yani beslenmesi, gıda gerekiyor. İklim değişikliği gelip kapımızı çalarken buna katkı sunacak ne varsa ölçüsüz olarak yapmak, son kertede fayda yerine inanılmaz ağır maliyetler yüklüyor ve tedbir almazsak daha da ağırlarını yükleyecek! Hepimize.

SON SÖZ: Suyun değeri, kuyu kuruyunca anlaşılır. Thomas Fuller

Selim ÖZYILMAZ (selimozyilmaz09@gmail.com)

İlk yorumu siz yazın