GEREKİRSE KARANLIKTA OTURURUZ!!!

Değerli okur, Yeni yıl yeni umutlar. Şöyle neşeli bir şeyler yazalım istedik de yılın son günü açıklanan “zamlardan” sonra yazının da konusu değişti. İnşallah seneye yılbaşında ortam uygun olursa neşeli bir şeyler yazarız artık. Aralık ayında rekor enflasyon (bugün açıklanacak), Ocak ayında devasa zamlar. Tabi en dikkat çekici ve bir takım basın ve medyanın “zam”..

GEREKİRSE KARANLIKTA OTURURUZ!!!
Yazar : Tarih : Okunma : 239 views Yorum Yap

Değerli okur,

Yeni yıl yeni umutlar. Şöyle neşeli bir şeyler yazalım istedik de yılın son günü açıklanan “zamlardan” sonra yazının da konusu değişti. İnşallah seneye yılbaşında ortam uygun olursa neşeli bir şeyler yazarız artık.

Aralık ayında rekor enflasyon (bugün açıklanacak), Ocak ayında devasa zamlar. Tabi en dikkat çekici ve bir takım basın ve medyanın “zam” diyemeyip yeni tarife olarak haberleştirdiği elektrik fiyatlarındaki inanılmaz artış gündeme oturdu. Bu kallavi zamdan sonra bizim en çok dikkatimizi çeken hemen, tarifeye göre ne yaparsak tarifenin yüzde 52 zam yapılan “ucuz” tarafında kalınacağı konusunda akıl vermeleri. Ya hu zam öyle bir olmuş ki ancak idare lambası yakarsanız bir ihtimal ilk kademede kalırsınız. Bu nasıl zam demiyor da.

Özellikle gıdadaki zamları doların yükselişine bağlayıp “dolarda köpük var o alındı yapılan zamlar geri alınsın” deniyordu. Dolarda köpük alındı da yüzde yüz yirmi elektrik zammı yapıldı onu kim geri alacak? Belediye zabıtası fahiş fiyat kontrolüne mi gidecek! Adını hatırlayamadığım, Ocak ayında negatif TÜFE gelebilir diyen birisi vardı. Bu zamları görünce acaba hala aynı fikirde midir bilemiyorum.

Şimdi gelelim önemli bir mevzuya. Yapılan elektrik, mazot ve doğalgaz zammı ekmek fiyatlarının artması demektir. Özellikle elektrik zammı fırıncıları fena yakar, yakında da bunun feryatları duyulmaya başlar. Fırıncılar demişken TMO ucuza sattığı hububatın fiyatına da zam yaptı. Artık ucuza buğday da yok! Asgari ücret, vergiler vs yapılan artışları saymıyoruz bile.

Tarımda şöylesine bir neden sonuç ilişkisi vardır. Girdi fiyatları(elektrik, mazot, gübre vs) artarsa tarımsal üretim düşer gıda fiyatları artar. Gümrüksüz ve vergisiz ithalat artarsa ithal ürünlerin üretimi düşer ve ertesi yıl ithalat yine artar.  Bu kısır döngüye girerseniz. Çiftçi geliri düşer, çiftçi geliri düşerse çiftçi sayısı düşer, köyden, kırsaldan kente göç başalar ve işsizlik artar.

Kuraklık geçen yıl hububat üretimini vurmuştu. Hatta TÜİK Bakanlığı verileri ile 2021 yılı buğday üretimi yüzde 7,3 oranında azalarak 19 milyon ton, 2021 Ekim ayında tahminde buğday üretiminin yüzde 13,9 oranında azalarak yaklaşık 17,7 milyon ton açıklamıştı. 2022 yılı atışını doğru yapalım diyoruz da gübresiz ekimler hububat üretimini vurdu, vurmak üzere. Alt gübreler atılamasa da üst gübre zamanı gelirken üreticinin üretime devamının sağlanması için şimdiden TMO buğday alım taban rakamlarını açıklamalıdır. Girdi maliyetleri çok yükselmiştir. Üreticiler fiyat konusunda sıkıntı yaşayacaklarını düşünürlerse gübre de atmaz, yeşil olarak biçer ve kaba yem olarak değerlendirir buğdayı. Öncelik kendi çiftçimizin üretmesi, üretime devam etmesi ve kazanmasıdır. Ondan sonra Ukrayna çiftçisini kalkındırmak için teknik ve mali yardım yaparsınız.

Bazı şöhretlerimiz gıda fiyatlarına gelen zamlardan sonra gerekirse yarım ekmek, gerekirse yarım simit yeriz denmişti. Bizim neyimiz eksik! Elektrik zammından sonra gerekirse karanlıkta otururuz o kadar!

Son Söz; Kendi başını bağlayamayan gelin başı bağlarmış”.  Türk Atasözü.

Selim ÖZYILMAZ (selimozyilmaz09@gmail.com)

İlk yorumu siz yazın