ENFLASYON ORANINA DEĞİL GELİRE İHTİYACIMIZ VAR!

Değerli okur, Bugün Haziran ayı enflasyonu Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanacak. Memur ve emeklilerinin yılın ikinci altı aylık dönemi için alacakları maaş artış oranları da netleşmiş olacak. Öncelikle bazı rakamlar verelim. TÜİK tarafından yılın ilk beş ayı için açıklanan Tüketici fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 16,59’dur. Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE)  yıllık yüzde 38, 33 olmuştur…

ENFLASYON ORANINA DEĞİL GELİRE İHTİYACIMIZ VAR!
Yazar : Tarih : Okunma : 103 views Yorum Yap

Değerli okur,

Bugün Haziran ayı enflasyonu Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanacak. Memur ve emeklilerinin yılın ikinci altı aylık dönemi için alacakları maaş artış oranları da netleşmiş olacak.

Öncelikle bazı rakamlar verelim. TÜİK tarafından yılın ilk beş ayı için açıklanan Tüketici fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 16,59’dur. Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE)  yıllık yüzde 38, 33 olmuştur.

İlk çeyrek büyümesi yüzde yedi. Dar geniş tanımlı oranına girmeden işsizlik oranımız yüzde 13,9. Merkez Bankamızın tabelada yazan enflasyon hedefi yüzde beş. 2021 yılsonu hedefi yüzde 12,2, 2022 yılı sonu hedefi yüzde 7,5. Gösterge faizimiz de yüzde 19.

Enflasyonun yani fiyatların genel olarak artış eğiliminde olması ve bu eğilimin kırılacağına dair inancın bulunmamasından ufak tefek bazı sorunlar çıkar! Milli paranın yerini yabancı paranın alması veya parada kalmak yerine mal, hizmet alımı yapılarak paranın erimesinden korunmaya çalışmak gibi.

Memlekette bir resmi enflasyon bir de sokağın yani halkın enflasyonu gibi iki oran oluşmaya başladı. Ekonomist Çetin Ünsalan “ Hayatın ne kadar pahalı hale geldiğini, belki de bu dönem aralığını aratacak kadar büyük bir enflasyon yaşadığımızı buna ekleyin. Hem dolar maliyeti, hem girdi fiyatlarındaki maliyet, hem de hep suçlanan aracıların paralı yollara mahkum edilerek maliyetlerinin arttırıldığı, günün sonunda kimsenin para kazanamadığı ama fiyatlara da yetişemediği bir ekonomi yarattık.

 Enflasyonu dizginlemek için kredi kartı taksit sayılarıyla oynuyorlar. Peki o zaman adama sormazlar mı? Salgın sürecinde insanların cebine para koymak yerine, neden tüketici kredilerine yüklendiniz ve hem borcu, hem tüketimi körüklediniz?

 İnanın para bassanız maliyeti daha az olurdu. Çünkü bir de bu paraların yurtdışından gelme özelliği olduğu için maliyetleri çok yüksek.  Şimdi çıkmış bize enflasyonun düşeceğini anlatmaya çalışıyorlar. 

Hem de inandırıcılığını tamamen yitirdiği için TÜİK’in yapısını değiştirip, itibar kurtarma operasyonunu yaptıkları bir süreçte. Bu haliyle itibar kazanır mı; o da ayrı bir tartışma konusu” demekte.

Daha önceleri açıklanacak enflasyon rakamlarını dikkatle takip ederdik. Şimdi merak ediliyor mu emin değilim. İçinden geçtiğimiz salgın sürecinde insanlarımız en az iki ekonomik sorunla karşılaştı. Birincisi ekonomik aktivitelerin azalması ve işsizlik ile gelen gelirsizlik, ikincisi enflasyondan kaynaklanan gelirin erimesi.

Gelirimizin artmasına hem de en azından yeni yapılan elektrik zammı kadar artmasına ihtiyacımız var. Ancak yapılacak artış miktarı TÜİK tarafından açıklanacak resmi enflasyon oranına bağlı. Yukarıda verdiğimiz TÜFE ve Merkez Bankası gösterge faizi rakamlarına bakarak bunun ne olacağı hakkında az çok fikir yürütmek, TÜFE, ÜFE arasındaki farka bakıp gelecekte fiyat artışlarının devam edeceğini düşünmek de mümkün.

Hülasa; İşin vergi politikaları ve gelir dağılımı tarafına da girmeden açıklanacak resmi enflasyon oranı sonrası yapılacak maaş artışları, cebimizden çıkacak paranın daha fazla olacağı gerçeğini değiştirmeyecek.

SON SÖZ: Nobel ödüllü ekonomist Milton FriedmanEnflasyon yasasız vergilendirmedir”. Dolar milyarderi iş insanı Paul Getty “Enflasyon, taşınmanıza gerek kalmadan, daha pahalı bir muhitte oturmanızı sağlar”.

Selim ÖZYILMAZ (selimozyilmaz09@gmail.com)

İlk yorumu siz yazın