EKİM DÖNGÜSÜ

Değerli okur, Ekim ayı geldi adı üstünde ekim ayıdır ve tarımsal üretimdeki döngünün başlangıcı olarak kabul edilir. Fenoloji bilimini de göz ardı etmeyelim burada. Tabi geçen yıl bu aylarda ekim zamanı yağış yetersizliği ve kuraklık nedeniyle biraz  sarktı. Ve öyle görünüyor ki bu yılda aynı durumun yaşanması  söz konusu. Gıda fiyatlarının yüksekliği yani gıda enflasyonundan..

EKİM DÖNGÜSÜ
Yazar : Tarih : Okunma : 106 views Yorum Yap

Değerli okur,

Ekim ayı geldi adı üstünde ekim ayıdır ve tarımsal üretimdeki döngünün başlangıcı olarak kabul edilir. Fenoloji bilimini de göz ardı etmeyelim burada. Tabi geçen yıl bu aylarda ekim zamanı yağış yetersizliği ve kuraklık nedeniyle biraz  sarktı. Ve öyle görünüyor ki bu yılda aynı durumun yaşanması  söz konusu.

Gıda fiyatlarının yüksekliği yani gıda enflasyonundan çok söz edilir oldu. Tarım Bakanımız çiftçinin ürününden zarar etmediğini ve en çok çiftçinin kayrıldığından bahsetti geçtiğimiz günlerde.

Şöyle bir örnek verelim de çiftçi kardeşlerimiz kayrılıp kayrılmadıkları konusunda küçük de olsa bir fikir sahibi olsun. 2021 yılında çiftçi desteklemeleri aşağı yukarı 24 milyar TL. Bir kararname ile bankada parası olanın TL mevduatından alınacak stopajın üç ay ertelenmesi ile vazgeçilen vergi toplamı 25 milyar TL.

Bütün fiyatları arz talep dengesi veya dengesizliği belirler. Tarımda üretim yetersizliği ayrı bir dert, üretim maliyetinin yüksekliğinin buna eklenmesi ayrı bir dert oluşturur. Çiftçi bu yılın ürün hasadını yaparken kendilerince bir de planlama yaparlar. Seneye ne ekelim diye. Genel olarak para kazanabilecekleri, ihtiyaç duydukları ürünleri duruma göre daha az maliyetle üretecekleri ürünlere yönelirler ve ona göre hazırlık yaparlar. Gübre, mazot, tohum, ilaç gibi ihtiyaç duydukları kalemleri parasını ödeyebildiği kadar ödeyip bir kenara alırlar!

Bir fabrikanın yatırım ve işletme maliyetini döndürmesi yıllar alır. Tarım da doğru bir planlama ile bu bir yıl içerisinde döndürülür. İçinde bulunduğumuz Ekim ayı işte bu bir yılın başlangıcı ve gelecek yıl üretilecek bitkisel hububat, bakliyat gibi ürünlerin ekiminin yapılmaya başlayacağı aydır. Ekim ayında başlayan süreç duruma bağlı olarak Ocak ayı başına kadar devam eder.

Hububat konusundan bu yıl epeyce bir tahmin hatası yapıldı veya kuraklığın boyutu ciddiyetle ele alınmadı ki bakanlık Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) kanalı ile 7. defa arpa ithal ilanına çıktı. Buğdayın 3. İthalatı yapıldı. Fiyatlar dünyada da yükseliyor ve ne yazık ki döviz kuru da öyle. Malum ölçemediğinizi planlayamaz ve yönetemezsiniz. Tabi ki doğru ölçümleri yapmak ve ortaya koymak ön şart ile.

Şimdi tohumluk fiyatları iki katına hatta fazlasına, ilaç fiyatları iki kat ve fazlasına, gübre fiyatları zaten aldı başını gitti. Kuraklık başka önemli bir sorun olarak duruyor. Şimdi ekim döngüsü yeniden başlamalı da neyi nasıl yapacağız diye düşünür çiftçimiz. Çiftçilerimiz yıllar içerisinde kendilerini teknolojiye uyarlama ve yaşanan sorunları aşma konusunda gayet yetenekliler. Tarım politikaları bunu çok demiyorum az “desteklesin” Türkiye dünyanın epey nüfusunu besler. Net ihracatçı olur yani.

Doğalgazdan sonra ne diye bir de buğday ve arpa ile kendimizi Rusya ve hinderlantı ülkelerin (genel olarak) eline bırakalım ki! Askerlikte “tahkimatta yapılan hatanın cezasını bütün savaş boyunca çekilir” denir. İşte gıda da tahkimatın yapılacağı ay geldi. Burada yapılacak hata veya hataların cezasını üretici ve tüketici çeker. Tarım Bakanlığı destekleme tebliğini bir an önce açıklamalı ve mikro bazlı kuraklık ekim planları yapmalıdır. Yol gösterici olmak lazım bu dönemde.

Son söz; “Tarım siyaseti değil tarım politikası esastır” der Veysel Ulusoy hoca.

Selim ÖZYILMAZ (selimozyilmaz09@gmail.com)

İlk yorumu siz yazın