ÇİFTÇİ GELECEĞE KAYGIYLA DEĞİL UMUTLA BAKMALI DA…

Değerli okur, Geçen hafta içerinde Ulusal Süt Konseyi (USK) soğutulmuş çiğ sütte tavsiye fiyatını 3 lira 20 kuruş olarak açıkladı ve bu fiyatların 31 Aralık gününe kadar geçerli olduğunu ilan etti. Bu arada daha önce 30 kuruş olarak açıklanan çiğ süt destekleme priminin 20 kuruş olarak uygulanacağı da açıklamada yer aldı. Tabi ki USK’nın açıkladığı..

ÇİFTÇİ GELECEĞE KAYGIYLA DEĞİL UMUTLA BAKMALI DA…
Yazar : Tarih : Okunma : 73 views Yorum Yap

Değerli okur,

Geçen hafta içerinde Ulusal Süt Konseyi (USK) soğutulmuş çiğ sütte tavsiye fiyatını 3 lira 20 kuruş olarak açıkladı ve bu fiyatların 31 Aralık gününe kadar geçerli olduğunu ilan etti. Bu arada daha önce 30 kuruş olarak açıklanan çiğ süt destekleme priminin 20 kuruş olarak uygulanacağı da açıklamada yer aldı.

Tabi ki USK’nın açıkladığı bu fiyatlar tavsiye niteliğinde ancak ne kadar uygulanıyor orası tartışmaya açık. Burada önemli olan üreticinin eline ne geçtiği. Zaten sorun da burada başlıyor gibi. Ki süt işleyen firmalar bunu kutsal kitap emri gibi kendilerince de bir yorum katıp “tavsiye fiyat” üzerinde asla, olabildiğince aşağısında fiyat politikası belirliyorlar! Saha da bu böyle.

Gelelim süt üreticilerinin en dertli olduğu yem fiyatlarına. Orada herhangi bir “Tavsiye Fiyatı” yok! Hammadde fiyatları arttı yeme zam. Döviz kuru arttı yine zam. Mazot fiyatı yükseldi yine zam. Geçen yıl Haziran ayından bu yıl Haziran ayına süt yemlerindeki artış miktarı üreticiye gelişi olarak yüzde 70 gibi artış kaydetmiş.

Ali Ekber Yıldırım; “İneğin yediği yemin fiyatı serbest verdiği sütün fiyatı sabit, Açıklanan litre başına 3 lira 20 kuruşluk çiğ süt referans fiyatı 31 Aralık 2021’e kadar sabitlendi. Yem ve diğer girdilere gelecek zamları çiftçi çiğ süt fiyatına yansıtamayacak. Bunun anlamı, “inekleri kesin, hayvancılığı bırakın” demek” yorumunu yaparken, “Türkiye bunu 2008-2009’da yaşadı. En az 1 milyon süt ineği kesildi. Bir yıl sonra canlı hayvan, et ithalatı başladı ve 11 yıldır ithalat sürüyor. Çiğ süt fiyatı sabit tutularak ithalata yeni zemin mi hazırlanıyor?” sorusunu da soruyor. Bizim de Aydın ilinde gördüğümüz ahırların boşaldığı ve büyükbaş süt hayvanlarının elden çıkartıldığıdır.

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Üyesi Tuncay Özilhan Tarım ile ilgili olarak; Büyüme anlayışımızı değiştirmezsek, iklim değişikliğinin ne gibi etkileri olabileceğinin örneklerini çoktandır tarımda görmeye başladık. İklim değişikliği sıcaklık dalgaları, kuraklıklar, orman yangınları, seller, kasırgalar gibi aşırı hava olaylarının sıklığını ve yoğunluğunu artıyor. Geçen sene aşırı hava olaylarında Türkiye’de tüm zamanların rekorlarını yaşadık. Bu koşullarda çiftçilik yapmak adeta kumar oynamaya dönüştü. Mazot, gübre, tohum, ilaç fiyatları hızla yükselirken, kredi kullanarak bin bir umutla ekilen ekinleri kuraklık vurduğunda, çiftçi geleceğe umutla değil kaydıyla bakıyor. Oysaki tarım ve hayvancılık, ülkemizin en stratejik alanlarından birisi. Bu alanda da iklim değişikliğini dikkate alan politikaları acilen uygulamaya geçirmemiz gerekiyor” dedi. Duyan varsa!

Dünyada Covitten önce ve Covitten sonra diye bir gerçek ve buna ilave kuraklıktan kaynaklı rekolte kayıpları var. Şu anda içinde bulunduğumuz gerçeklik arpa, buğday gibi ürünlerde ithalat yapılacağı ve bunun da yönetilip yönetilemeyeceğidir. Yem fiyatlarına güçlü müdahalenin, üretici lehine sonuç vermesi ancak bu gerçekliğin yönetimine bağlı gibi durmaktadır.

Üreticiyi, çiftçiyi koruyup korumamak bir tercih meselesidir. Bu tercihin ne olduğu veya olacağı konusu da spekülasyona açıktır.

SON SÖZ; Buğday başak verince orak pahaya çıkar. Türk Atasözü.

Selim ÖZYILMAZ (selimozyilmaz09@gmail.com)

İlk yorumu siz yazın