AYDIN-DENİZLİ OTOYOLU VE…

Değerli okur, Uzun zamandır dillere pelesenk olan Aydın- Denizli ve ötesi otoyol ihalesi yapıldı, ilk kepçe vuruldu ve tartışmaları da birlikte başladı. Aslında böylesi büyük sayılabilecek yatırımlar birden bire olmaz, olmamalıdır. Uzun yıllar önce hazırlanan(1986’da ilk bölüm inşaatı başlamış ve planlanmıştı) planların bugün hayat geçirilmesi sürecidir. Bu yatırımların birçok değişken hesaba katılarak yapılması ve sonunda..

AYDIN-DENİZLİ OTOYOLU VE…
Yazar : Tarih : Okunma : 106 views Yorum Yap

Değerli okur,

Uzun zamandır dillere pelesenk olan Aydın- Denizli ve ötesi otoyol ihalesi yapıldı, ilk kepçe vuruldu ve tartışmaları da birlikte başladı.

Aslında böylesi büyük sayılabilecek yatırımlar birden bire olmaz, olmamalıdır. Uzun yıllar önce hazırlanan(1986’da ilk bölüm inşaatı başlamış ve planlanmıştı) planların bugün hayat geçirilmesi sürecidir. Bu yatırımların birçok değişken hesaba katılarak yapılması ve sonunda yapımına başlaması en gerekli olanıdır. Muhtemelen Aydın-Denizli ve ötesi otoyolu kazanımları hesaplanmış ve buna göre yapımına başlanmıştır!

Kamuoyunda bu konuda tartışmaların olması da normaldir. Şu sıralar gündemde olan güzergah değişiklikleri, tarım arazilerinin otoyol alanı içerisinde kalması bu tartışmaların parçasıdır. Otoyol yapımında güzergah değişiklikleri yapılabilir. Bugün söz konusu değişiklikler belki de tarım arazilerin en az kullanıma, Aydın ovasının kuzeyli güneyli çok fazla bölünmemesi, su kaynaklarının kirletilmemesine yöneliktir diye düşünmek isteriz. Tabi yüklenici firmanın inşaat maliyetinin düşürmek için de böyle bir değişikliğe gitmesi ihtimal dahilindedir.

Belki de tarım alanları ile birlikte tartışmamız gereken bağlantı yolları ile birlikte 163 kilometre olan yolun, (mikro ölçekte) Aydınımıza faydaları veya mahsurları, maliyeti, hangi miktarda dolgu yapılacağı, bunun nereden temin edileceği, bağlantı noktaları, finansmanı, geçiş ücretleri vs gibi konularda olmasıdır. Bu yapılıyor mu çok emin değiliz!

Şimdi yolun içine alacağı tarım arazisi miktarı konusunda rivayetler muhtelif. Bin beş yüz dekardan başlayıp, kırk bin dekara kadar çıkıyor. Burada tarım arazilerimizin bir bölümünün kullanım dışı kalacağı veya hiç kullanılmadan otoyol yapılamayacağı gerçeği değişmiyor. Gönül ister ki bu kadar değerli tarım arazilerimizin bir metre karesi bile zayi olmasın ancak bu şu anda mümkün gözükmüyor. Bununla ilgili olarak daha önce bu yol neden yapılmıyor diyenlerin şimdi otoyol neden yapılıyor diye sormalarında da bir mahsur yoktur.

İnsanlar bilmediklerinden çekinirler. Bu çekinceleri sağlıklı bir iletişim ile ortadan kaldırmak, kamu otoritesi adına önemlidir ve bu işin sonuçlarından etkilenecekleri, yüklenicilerin “keyfi” olarak nitelendirilebilecek davranışlarından korur! Böylesi önemli bir projede iş keyfiyete bırakılamaz. Bu işin yerinden edeceği, arazilerinin içinden otoyol geçecek vatandaşlara bilgilendirme süreci, ne kadar yıllık, ne kadar çok yıllık üretim yapılan tarımsal arazinin, hazine arazisinin otoyol yapımı sırasında kullanılacağı ortaya açık ve net konulmalıdır.

Bu işin en kolay çözümü açık ve net olarak hata paylarının da hesaba katılarak neyin, nasıl, ne zaman ve ne şekilde yapılacağının kamuoyuna duyurulmasıdır. Tarım arazilerinden otoyol veya bağlantı yolları geçecek vatandaşların bu konuda sessiz kalmasını beklenmemelidir. Siyasiler, Sivil Toplum Kuruluşları (STK)  da bu konuda görüş belirtebilir, vatandaşların taleplerini, sorun ve sıkıntılarını kamuoyu gündemine taşıyabilir. Hiç kimseyi lehte aleyhte otoyol hakkında ve özellikle de doğrudan etkilenenlerin görüş belirtmesi, tepki göstermesi kategorize edilmemelidir.

Hülasa; Güzel memleketimde gerilimi yükseltmeyecek bir iş yapabilir miyiz bilemiyorum da herhalde böylesi daha keyif verici oluyor! Ne diyelim Allah başka dert vermesin.

SON SÖZ; Söylediklerinizin hiçbirini kabul etmiyorum; ama düşündüğünüzü söylemek hakkınızı ölene dek savunacağım. Voltaire.

Selim ÖZYILMAZ (selimozyilmaz09@gmail.com)

İlk yorumu siz yazın