
Değerli Okur. Korona virüs salgını sebebiyle ülkeler kendi dertlerine düşünce en öncelikli konulardan biri gıda güvenliği oldu. Daha önce yazmış olduğumuz bir yazı Korona virüs salgını olmadan önce yayımlanmış, üzerinde bir iki ekleme çıkarma yapılarak sizlerin takdirine bırakılmıştır. Bildiğiniz gibi ilimiz Büyükşehir statüsü aldıktan sonra köy kavramı yerini mahalleye bıraktı. Bir kanun ile köylerimiz mahalleye..


Değerli Okur.
Korona virüs salgını sebebiyle ülkeler kendi dertlerine düşünce en öncelikli konulardan biri gıda güvenliği oldu. Daha önce yazmış olduğumuz bir yazı Korona virüs salgını olmadan önce yayımlanmış, üzerinde bir iki ekleme çıkarma yapılarak sizlerin takdirine bırakılmıştır.
Bildiğiniz gibi ilimiz Büyükşehir statüsü aldıktan sonra köy kavramı yerini mahalleye bıraktı. Bir kanun ile köylerimiz mahalleye dönüşüp “şehirli” kavramının içine alındı. Tartışmaya açık bir konu olmakla birlikte köylerin köy olarak muhafaza edilmesi tarafındayız. Bu çok boyutlu ele alınması, süreç yönetiminin en üst seviyede yapılması gereken bir uygulama. Görüşlerimizi kısaca yazmaya çalışalım.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), “COVID-19’un küresel gıda güvenliği üzerinde olumsuz etkileri olacak mı?” sorusunu şöyle cevaplıyor: “Kırılgan kitleleri korumak ve salgının gıda sistemi üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletmek, küresel gıda tedarik zincirlerini canlı tutmak için hızlı önlemler alınmadıkça, giderek artan bir gıda kriziyle karşı karşıyayız.”
Koronavirüs şokunun hem gıda arzını hem de talebini olağandışı şekilde etkilediğine dikkat çeken FAO, salgının insanların yaşamları ve refahı üzerindeki etkisi nedeniyle arzda kesintilerin olabileceğini, aynı zamanda tedarik zincirindeki bozulma ve aksaklık sonucu maliyetlerin artabileceğini de kaydediyor. (Mustafa Sönmez)
Yazımızda demişiz ki; Köy pazarları önemlidir. Neden mi? Çünkü ekonomi pazarda oluşur. Köylerde pazar oluşturulması belli bir stratejik düşünce olarak gerçekleştiriliyor ve bundan elde edilecek değer geliştirilip yaygınlaştırılmaya doğru gidiyorsa ki bu durumda kuralların belli ve sonunda ulaşılacak sonucun az çok tahmin ediliyor olması gerekir, yok öylesine insanları bir dönem oyalamayı, belli bir zaman diliminde dolgu malzemesi yapılması düşünüyorsa bu yapılabilecek en büyük hata olabileceği düşüncesindeyiz”.
Tarım ve Orman Bakanlığı, Aydın Büyükşehir ve ilçe belediyeleri ( yerel yönetimler işin içine alınmalıdır) siyasi farklılıklara bakmaksızın bu projeyi geliştirme ve ileri götürme karalılığı ve iradesini devam ettirilirse sanırım ilimiz kültürel, sosyal ve ekonomik olarak olumlu manada etkileyecek güce sahip olur. Tabi ki bu arada pazarı açılan köylerimizin sahip olduğu değerleri taşıması, geliştirmesi muhafaza edip geliştirmeye çalışması birlikte yürütülerek ve salgın günlerinin tecrübelerini işin içine katarak!
Aydınımız her köyü ile diyelim, ayağı yere sağlam basan, planlanmış bu ve benzeri girişimlerle örnek bir il olabilir. Köy pazarları önemli girişimlerdir ve sahip çıkılmalı, desteklenmeli, mümkün olduğu takdirde yaygınlaştırılmalıdır. Kendine has doku zedelenmeden, yerle yeksan edilmeden! Bu yolda ilerlerken hatalar, kusurlar, aksaklıklar, eksikler olsa da bunları el birliği ile ortadan kaldırmak veya en aza indirmemiz önemli. Günümüzde kaybetmeye yüz tutan değerleri de, belki böylesi köy pazarı oluşumları ile korumak ve tekrar yerine koymak imkanına kavuşulur.
Köylerimiz için yapılacak böylesi uygulamalar köyden şehre göçün önüne geçebilir, şehirlerden köylere göçün yolunu açabilir. Gelecekte yaşamamız muhtemel üretim yapacak kimseyi bulamama, temel besinlerin tedarikinde tekellerin insafına kalma riskimiz de en aza indirir. Dünya Tarım Örgütü (FAO) nün uyarıları ışığında böyle bir girişim ve gıda konusunda yaşayabileceğimiz sıkıntıları en aza indirmede ve en az maliyet ile atlatmamızda yardımcı olmaz mı?
Her ne kadar kanun ile mahalleye dönüştürülse de köy köydür ve o “köy” de hayat var!
SON SÖZ: Köylü milletin efendisidir. Mustafa Kemal Atatürk.
YÖRESEL HABER SERVİSİ
İlk yorumu siz yazın