
Değerli okur, Z kuşağı bilmez. Bizim nesil iyi hatırlayacaktır. Hepimizin uzay hakkında derin bir bilgi olmasa bile hayal kurmamıza neden olmuş “Uzay Yolu” dizisi vardı. Televizyonda yıllar önce yayınlanan. Meşhur karakterler ile birlikte ve benim en sevdiğim “Sıkati beni ışınla” repliği dillerimize pelesenk olmuştu. Sıkati sizi tek parça halinde Kilingonluların içine ışınlar oradan da tek..


Değerli okur,
Z kuşağı bilmez. Bizim nesil iyi hatırlayacaktır. Hepimizin uzay hakkında derin bir bilgi olmasa bile hayal kurmamıza neden olmuş “Uzay Yolu” dizisi vardı. Televizyonda yıllar önce yayınlanan. Meşhur karakterler ile birlikte ve benim en sevdiğim “Sıkati beni ışınla” repliği dillerimize pelesenk olmuştu. Sıkati sizi tek parça halinde Kilingonluların içine ışınlar oradan da tek parça halinde “Atılgan “ isimli uzay gemisine getirirdi.
Bu yazı için hazırlık yaparken çıkmış haberlere bir göz atınca “Ay’a Sert İniş” mevzusunun pek öyle söylenildiği gibi olmadığına kafa karışıklığı ile kanaat ettim. Sadece şu iki bilgiyi vereyim. 2023 yılında aya sert iniş yapmayı planlayan Türkiye Uzay Ajansı 10 yıl içinde 10 bin uzman alınacağını açıklaması ile birlikte dördü temizlik görevlisi, ikisi garson olmak üzere toplam altı (6) “destek personeli” almak için Resmi Gazetede sürekli işçi alımı ilanı yayımlaması ve 2022 yılı bütçesinin 61 milyon TL olması bizim uzay maceramız hakkında bir fikir edinmeye sizi bilemem de bizim için yeterli oldu!
Tabi bizim uzay maceramız için araştırma yaparken bir haber ilişti gözümüze. Hindistan’dan ithal edilen buğdayda “Hint Sürmesi” hastalığı tespit edilince gemi geriye gönderiliyor! Bağlı olarak bakanlık açıklaması Hindistan’dan buğday ithal etmiyoruz. Yine bağlı bir haber. Ulusal Hububat Konseyi Türkiye’nin buğday rekoltesinin bu yıl yüzde 17,6 artışla 17 milyon tondan 20 milyon tona çıkacağını tahmin etti. Yine bir haber. Ulusal Gıda Komitesi üretimin tüketimden fazla olacağını ve üretimin gıda enflasyonunun azalmasındaki etkisinin görüleceğini belirten açıklaması.
Hububat stoğumuzu bilmiyoruz. Bilen varsa açıklar. Üretim tahminin tutmayacağı kanaatindeyim. Ekim alanları ile ortalama buğday üretim miktarına bakıp yapılan tahmin tutmaz! Mart ayı yağmuru değil sadece, gübre konusu da etken olacak. Bu arada Aydın ili buğday ekiminde bu yıl yaklaşık 280 bin dekar alana ekim yapıldı. Aydın ortalaması ile ekim alanlarını bir araya getirdiğinizde aslında buğday üretiminde esamesi okunmayan bir il eğer ortalamalar gerçekleşirse Türkiye üretiminin yüzde 10’a yakın bir oranı yakalayacak! Buğdayımıza sahip olalım yani.
Tabiidir ki içinde bulunduğumuz süreçte ülkeler uzay yarışında geri kalmak istemez. Bu yöndeki çabalar önemli ve değerlidir. Öncelikle bilgi birikimi çok gerekli. Bizim bilgi birikimimiz ve bu konuda yetişmiş personelimiz ne durumdadır orasını pek bilemiyoruz. Hedef koymak iyidir. Akılcı, mantıklı, bilimsel ve tutarlılık gösteren hedef koymak daha önemlidir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yüzde 5 enflasyon hedefi var. Uzay Ajansımızın 2023 yılında aya sert iniş için hedefi var.
Aya sert inişten buğday konusuna nasıl geldik derseniz; Buğday üretimimiz, 84 milyon nüfus, kaç milyon olduğunu bilmediğimiz sığınmacı, 30 milyon beklediğimiz turist, un ve makarna ihracatı için ihtiyaç duyulan için yeterli ise ihraç etmemizin, aya sert veya yumuşak iniş hedeflememizin bir mahsuru yoktur. Aksi durumda yapılan açıklamalar atlayınca paraşüt açılmazsa ne yaparım sorusuna getirirsin değiştiririz cevabı kadar ikna edici olur.
İlk yorumu siz yazın