
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Gıdanı Koru kampanyası kapsamında Türkiye Belediyeler Birliği ile bir araya geldi.Tarım-Orman Şurası ile belirlenen 38 eylem planından en önemlilerinden biri Gıda Kayıp ve İsrafıyla mücadele konusu. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile beraber başlatılan ‘Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık Kampanyası’ ile toplumsal bilinci artırmak için..


Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Gıdanı Koru kampanyası kapsamında Türkiye Belediyeler Birliği ile bir araya geldi.
Tarım-Orman Şurası ile belirlenen 38 eylem planından en önemlilerinden biri Gıda Kayıp ve İsrafıyla mücadele konusu. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile beraber başlatılan ‘Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık Kampanyası’ ile toplumsal bilinci artırmak için çalışmalar devam ediyor.
İSRAF EDİLEN GIDAYI ÜRETMEK İÇİN GEREKEN ALAN ÇİN’İN YÜZ ÖLÇÜMÜ KADAR
2050’de dünya nüfusunun 10 milyar, ülkemiz nüfusunun ise 100 milyonu geçeceğinin tahmin edildiğini belirten Bakan Pakdemirli, 2050’de oluşacak talebi karşılamak için bugüne göre %60’lık bir üretim artışı gerektiğini ifade etti.
Dünyada her 9 insandan 1’inin açlıkla karşı karşıya olduğuna dikkati çeken Bakan Pakdemirli; ”821 milyon insan açlıkla karşı karşıya! 670 milyondan fazla yetişkin ve 140 milyon genç ise obezite sorunu yaşamakta! Üretilen gıdanın, her yıl üçte biri, yani 1,3 milyar ton gıda kayıp ve israfa gidiyor! Bir yanda gıdalar çöpe atılırken, diğer yanda ise insanların açlık nedeniyle hayatını kaybetme riski var. Sağlıksız yeme alışkanlıkları sebepli sağlığa ayrılan bütçe dünyada: Yılda 2 trilyon dolar! Gelişmekte olan ülkelerde 310 Milyar Dolar, gelişmiş ülkelerde ise 680 Milyar Dolar değerinde yük karşımıza çıkıyor. İsraf edilen gıdayı üretmek için gerekli ekili alan Çin’in yüzölçümü kadar yani, 9,6 Milyon km 2!”
GIDA KAYIP VE İSRAFI EN ÇOK YAŞ MEYVE VE SEBZEDE
Bakan Pakdemirli, israfın en çok yaş meyve ve sebzede olduğunu belirtti; ”En fazla yaş meyve ve sebzede ardından hazır yemek ve ekmekte. Meyve ve sebzelerde en fazla kayıp; hasat, depolama, işleme, nakliye ve satışta! Hazır yemek sektöründe; hastaneler, okul yemekhaneleri, oteller, lokantalar, kamu kurum yemekhaneleri gibi toplu tüketim yerlerinde! Ekmek ise özellikle satış aşamasında israf ediliyor!”
İsrafın her gelir grubunda olduğuna da dikkati çeken Bakan Pakdemirli, bu noktada, gıda arz zincirindeki süreçlerin iyileştirilmesinin bir ihtiyaç olduğunu ve tüketicide Gıda Okuryazarlığının geliştirilmesi gerektiğini de belirtti.
İSRAFI ÖNLEMEK İÇİN TÜRKİYE’DE İLK KEZ EYLEM PLANI BELİRLENDİ
Türkiye’de ilk kez gıda kayıpları ve israfının önlenmesi, azaltılması ve yönetimine ilişkin bir Ulusal Strateji Belgesi ve bu stratejiyi hayata geçirecek Eylem Planı belirlendiğini belirten Bakan Pakdemirli, bu planın amaçlarını da sıraladı. ”İlk amaç gıdada kayıp ve israfı önlemek! İkinci amacımız, mümkünse gıdayı kurtarmak ve yeniden dağıtmak! Üçüncü amacımız; insani tüketimi mümkün değilse, hayvan yemi olarak kullanmak! Ve son olarak da atık gıdanın geri dönüşümünün sağlanması!
Bakan Pakdemirli, gıda kaybı ve İsrafının önlenmesi amacı ile belirlenen strateji belgesindeki eylemlerden 6’sının doğrudan, 27’sinin ise dolaylı olarak Türkiye Belediyeler Birliği’nin işbirliğine dayandığını söyledi. Bu kapsamda belediyelerin mevcut çalışmaları olduğunu; ancak bu çalışmaların yaygınlaşması, iyi örneklerin yayılması ve yetersizliklerin çözülmesi için de birliktelik içinde çalışılabileceğini ifade etti.
İSRAFI SADECE YÜZDE 5 ÖNLEMEK; 25 MİLYAR TL, YANİ 900 BİN AİLENİN 1 YILLIK GEÇİM RAKAMI DEMEK!
Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, israfı önleyerek alınabilecek sonuçlara da rakamlarla dikkati çekti; ”%2 civarında gıdayı çöpe göndermekten vazgeçersek, bunun anlamı 10 milyar lira demek, yani 360 bin ailenin 1 yıllık asgari geçim rakamı. Bu oranı %5 yapmayı başarırsak 25 milyar lira demek. Bu da yine 900 bin ailenin 1 yıllık asgari geçim rakamı. Milletçe ikramda, sofrada bolluk alışkanlığımızı değil; yemeğin, gıdanın, nimetin atılmaması alışkanlığımızı öne çıkarmamız gereken topluma yayılması gereken bir bilinç dönemi” dedi.
YÖRESEL HABER SERVİSİ
İlk yorumu siz yazın