
Değerli okur, Bu haftanın yazı konusu Tarım ve Orman Bakanlığını hububat politikası üzerine olacaktı. Fakat son 5 gün içerisinde yaşadıklarımızdan sonra Tarım yerine Orman hakkında birkaç kelam edelim. Salgın, deprem, sel, kuraklık ve şimdi de orman yangınları ile boğuşan ülkemiz. Aşırı sıcak hava dalgasının yaşanacağı tabir yerindeyse cehennem sıcaklarının etkisinde yangınlarla boğuşacağımız günler. Bunları görüp,..


Değerli okur,
Bu haftanın yazı konusu Tarım ve Orman Bakanlığını hububat politikası üzerine olacaktı. Fakat son 5 gün içerisinde yaşadıklarımızdan sonra Tarım yerine Orman hakkında birkaç kelam edelim. Salgın, deprem, sel, kuraklık ve şimdi de orman yangınları ile boğuşan ülkemiz. Aşırı sıcak hava dalgasının yaşanacağı tabir yerindeyse cehennem sıcaklarının etkisinde yangınlarla boğuşacağımız günler.
Bunları görüp, hep birlikte yaşadığımız ve acısını derinden hissettiğimiz orman yangınlarında ortaya çıkan manzara karşısında yazacak kelimeleri yan yana getirmek zor ve ızdırap verici. Şu tespitimiz yazalım. Yangını duygular söndürmüyor. Sistemli ve planlı bir çalışama, bilim gibi konuların devreye girmesi gerekiyor.
Orman yangınları sadece ülkemize has değil ve şu anda dünyanın pek çok ülkesi bununla baş etmeye çalışıyor. Tabi böylesi büyük ve geniş bir alana yayılan felaketi önlemek zor. Ancak buna hazırsanız etkilerini azaltmak ve zararın büyümesini önlemek bir dereceye kadar mümkün. Biz hazır mıydık? Yaşananların bize gösterdiği ne yazık ki bizim orman yangınların hazırlığı tam olarak yap(a)madığımız ortaya çıkmıştır. Basın, medya, sosyal medya, yetkililerin açıklamalardan vardığımız sonuç bu olmuştur. Tarım ve Orman Bakanımız bakanlık envanterinde uçak olmadığını açıklamıştır. Neden yoktur? Türk Hava Kurumu’ndan (THK) bağımsız olarak hizmet alımı yapılacaksa ki bu bir tercihtir neden ihtiyaç duyulan uçaklar tedarik edilmemiştir? Kimse ağaç üzerinden siyaset yapmasın demek için hazırlığın tam olarak yapılaması gerekmez miydi? Şu anda olduğu gibi diğer ülkelerden gelecek yangın söndürme uçaklarını beklemek bizim sorunumuzu çözer mi?
Yine Tarım ve Orman Bakanımız, personelinin THK uçaklarına binmek istemediklerini açıklamış hatta bizi işten çıkarın ama bu uçaklara bindirmeyin dedikleri kendi ifade etmiştir. Bu personel kim bilmiyorum da bu personel hangi uçaklara binebileceklerini de söylemiş midir acaba?
Öncelikli mesele orman yangınlarının söndürülmesi, can ve mal kaybının olmadan veya en az zaiyatla atlatılması olmalıyken, tarafgir yaklaşımlar, ideolojik bakış açılarından kaynaklandığını düşündüğümüz helikopter, uçak masrafı, su alma kapasitesi vs gibi şu anda bizi bir sonuca götürmeyecek bazı tartışmalar da şahit olduk. Bu konuda diyebileceğimiz yangın söndürmede uçak ile helikopterin işlevleri farklıdır. En azından bizim öğrendiğimiz uçaklar orman yangınını söndürmede helikopterler de soğutma işleminde kullanılırlar. Tabi elde ne varsa tehdide göre değerlendirmek ayrı konudur.
Kimse yangınlar neden çıkıyor demiyor! Fakat herkes bu yangınlar bu kadar can yakıcı ve tahrip edici oluyor diye soruyor. Neden yeterli söndürme uçağımız yok diye soruyor. Kamuoyunda sorular sorulur, cevaplar istenir, eleştiriler yapılır. Kimse bundan rahatsız olmamalıdır. Sadece ormanlarımız, evlerimiz, hayvanlarımız değil hepimizin canı da çok yanmaktadır.
Bu yangınlar sönecek. Ondan sonrası mı? Evet orası daha da önemli. Can kayıplarımız geriye getiremeyeceğiz. Evler yapılır, eşyalar yeniden alınır. Kaybettiğimiz her insana, canlıya karşı sorumluluklarımız vardır. Kolay değil ama kesinlikle mümkün. Yıllar içerisinde oluşan Eko sistemi ve habitatı yeniden kurmak için doğaya yardımcı olmak, yanan alanların eskisinden daha güzel bir hale gelmesi için elden geleni yapmak. Bu hepimize düşen bir borç ve sorumluluktur!
THK sadece yangın söndürme işlevi olan bir kurumumuz değildir. Bundan çok daha fazlasıdır ve hepimizin el birliği ile sahip çıkmamız gereken bir kurumumuzdur. Atamızın emaneti olan bir kuruma içinde bulunduğu sıkıntılı döneminde insaf ve izan ölçüleri içerisinde eleştiri getirilebilir. Kurumumuz siyasilerin ve siyasi tartışmaların odağı olmaktan varestedir!
SON SÖZ; Devlet yönetiminde unutulmaması gereken kaidedir. Yetki devredilir sorumluluk asla!
İlk yorumu siz yazın