200 YILLIK BİR SERÜVEN

Aydın’ın Didim ilçesinde kışlayan, yazın ise Afyonkarahisar’ın serin yaylalarına göç eden konar-göçer Yörük kültürünün son temsilcilerinden Hüseyin Koşar’ın kıl keçilerinde doğum heyecanı başladı.

200 YILLIK BİR SERÜVEN
Yazar : Tarih : Okunma : 257 views Yorum Yap

350 Anaç Keçide Doğum Telaşı

Anadolu’nun bin yıllık geleneği olan konar-göçer yaşam tarzını ve Yörük kültürünü 200 yıldır kuşaktan kuşağa aktaran Koşar ailesinde bugünlerde tatlı bir telaş hakim. Didim’in bereketli makilik alanlarında kışlayan Hüseyin Koşar’a ait 350 anaç kıl keçisi, ilk oğlaklarını dünyaya getirmeye başladı.

Kara Çadırda Ata Mesleği Yaşatılıyor

Modern dünyanın karmaşasından uzakta, doğayla iç içe bir yaşam süren Koşar ailesi, geçimlerini tamamen ata mesleği olan kıl keçisi yetiştiriciliğinden sağlıyor. Yaşamlarını geleneksel kara çadırlarda sürdüren aile, zorlu doğa koşullarına rağmen hayvancılıktan vazgeçmiyor.

Hüseyin Koşar, bu yaşamın bir tercih değil, bir miras olduğunu belirterek; “Bizim yolumuz Didim ile Sandıklı arasında mekik dokumakla geçer. Atalarımızdan ne gördüysek onu yapıyoruz. Kara çadırımız bizim evimiz, keçilerimiz ise can yoldaşımızdır,” dedi.

Didim’den Sandıklı’ya Uzanan Zorlu Yolculuk

Kış aylarını Aydın’ın Didim ilçesindeki makilik alanlarda geçiren sürünün bir sonraki durağı, havaların ısınmasıyla birlikte Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesi olacak. Doğumların tamamlanması ve oğlakların büyümesiyle birlikte başlayacak olan bu zorlu göç, Yörük kültürünün doğayla olan sarsılmaz bağını bir kez daha gözler önüne seriyor.

“Bu Sadece Para Değil, Bir Kültür Meselesi”

Mesleğine olan tutkusunu dile getiren Hüseyin Koşar, bu yaşamın kendileri için anlamını şu sözlerle özetledi: “Bizim için bu iş sadece bir kazanç kapısı, bir geçim kaynağı değil; bu bizim özümüz, 200 yıllık kültürümüzdür. Ben bu dağlarda doğdum, bu keçilerin içinde büyüdüm. Allah nasip ederse, ömrüm yettiği, gücüm kuvvetim yerinde olduğu sürece de bu işi yapmaya devam edeceğim. Gözüm arkada değil; çünkü büyük oğlum da bu mirasa sahip çıkıyor, bu mesleği o devam ettirecek. Biz ölsek de bu kara çadırın dumanı tütmeye, bu oğlak sesleri yaylalarda yankılanmaya devam edecek.” İfadelerini kullandı.

HABER: MEHMET ARKAN

Mehmet Arkan (mehmetarkan@yoreselgazete.com) Websitesi

İlk yorumu siz yazın