
Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ileTürkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği arasında yapılan veri paylaşımı ve işbirliği protokolü imza törenine katıldı. Kadim mesleklerden birisi olan arıcılığın tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yoğun ilgi gören tarımsal bir uğraş alanı olmaya devam ettiğini dile getiren Pakdemirli, dünya gıda üretiminin yüzde 90’ını sağlayan..


Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği arasında yapılan veri paylaşımı ve işbirliği protokolü imza törenine katıldı.
Kadim mesleklerden birisi olan arıcılığın tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yoğun ilgi gören tarımsal bir uğraş alanı olmaya devam ettiğini dile getiren Pakdemirli, dünya gıda üretiminin yüzde 90’ını sağlayan 82 bitki türünün yüzde 63’ünün tozlaşma için bal arılarına ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Bu anlamda arının geleceğinin gıdanın geleceği anlamına geldiğini ifade eden Pakdemirli, “Türkiye, bitki örtüsü, bitki çeşitliliği, iklimi, coğrafî yapısı ve koloni varlığı” bakımından tam bir arıcılık üssü. Anzer Balı gibi, Kestane Balı gibi, Sivas/Zara Balı, Hakkâri/Şemdinli Balı, Ardahan Çiçek Balı gibi dünyada eşi benzeri bulunmayan bal çeşitliliğine ve yüksek bal kalitesine sahibiz.” Dedi.
Bakan Pakdemirli, Türkiye’de coğrafi işaret tescilli 8 çeşit, coğrafi işaret başvurusu olan da 24 adet balın bulunduğuna dikkati çekti.
“ÜLKEMİZDE 10 BİN BİTKİ TÜRÜ BULUNUYOR”
Türkiye’nin bitki çeşitliliği bakımından zengin olduğunu belirten Pakdemirli, “Avrupa kıtasında 12.000 bitki türü varken, ülkemizde 3.000’i endemik olmak üzere yaklaşık 10.000 yerli bitki türü bulunmaktadır. Dünyada bilinen nektarlı bitkilerin dörtte üçü de, yine ülkemizde bulunmaktadır. Ülkemiz, dünya ballı bitkiler florasının ise yüzde 75’ine sahip. Bu sayı yaklaşık olarak 900’dür ve bu bitkilerin 50 ila 60’ı bal, nektar ve polen kaynağıdır.” İfadelerini kullandı.
“DÜNYA ÇAM BALI ÜRETİMİNİN YÜZDE 90’INI ÜLKEMİZ KARŞILIYOR”
Türkiye’nin çiçek, kestane, kekik, geven, narenciye, pamuk ve ayçiçeği gibi birçok özgün bal çeşidine sahip olduğunu dile getiren Pakdemirli, şunları kaydetti:
“8,1 milyon arılı kovan, 83 bin 210 arıcılık işletmesi ve 114 bin 471 ton bal üretimiyle ülkemiz, dünyada ikinci sırada yer almakta. Üretilen 114 bin 471 ton balın 30-40 bin tonu çam balı olmakta ve bunun 6 ila 8 bin tonu ihraç edilmektedir. Türkiye’de bal üretiminin yaklaşık yüzde 25’i çam balı niteliğinde olup doğrudan çam orman alanlarından elde edilmektedir. Dünya çam balı üretiminin %90’ını da, ülkemiz karşılamaktadır.”
“ARICILIĞIN ÜLKE EKONOMİSİNE KATKISI 160-190 MİLYAR LİRA”
Arıcılığın ülke ekonomisine önemli bir katkı sağladığına vurgu yapan Pakdemirli, “Arıcılık ürünlerinin yanında arılı kovan ve ana arı gibi materyallerin sağladığı ekonomik değerler de hesaba katıldığında bu sektörden elde edilen toplam gelir yaklaşık 16 milyar lira. Ülkemizde polenin Kilogramı 80-150 Lira, Propolisin Kilogramı 80 -200 Lira, Arı Sütünü Kilogram fiyatı 5 bin – 7 bin Lira arasında değişmektedir. Avrupa da ise polenin kilogramı 30 Euro, propolisin kilogramı 120 Euro, Arı Sütünü kilogram 150-300 Euro ve Arı zehirinin kilogramı 30 -300 Euro arasında olduğundan; ülkemizin arı ürünleri ticareti bakımından büyük bir avantaja sahip olduğu görülmektedir. Ayrıca; gelişmiş ülkelerdeki yapılan araştırmalar, arıcılığın Polinasyon yolu ile ekonomiye olan katkısının, bal ve balmumu gibi arı ürünlerinden elde edilen gelirin en az 10-12 katı olduğunu ortaya koymuştur. Bu duruma göre de; arıcılığın Türkiye ekonomisine yaklaşık 160-190 Milyar Lira gibi önemli bir katkısı olduğu sonucuna varılmaktadır” diye konuştu.
Pakdemirli; Bu ay içerisinde yayımlanan destek kararnamesi ile de, arıcılık faaliyetlerinde bulunan yetiştiricilerimizin kapasitelerini ve rekabet güçlerini artırmak amacıyla yüzde 50 oranında destek vereceğiz. 2020’de, arılı kovan ve damızlık ana arı desteklemesini sürdürüyoruz. Bu yıl için kovan başına 15 Lira, damızlık ana arı başına 80 Lira destekleme ödemesi yapacağız.”
Bu yıl devreye aldıkları Dijital Tarım Pazarı’nda (DİTAP) arıcılık ürünlerinin de sistem üzerinden işlem görmeye başladığını dile getiren Pakdemirli, arıcıları DİTAP’taki yerlerini almaya davet etti.
Son 5 yılda Türkiye genelinde arıcılık eğitiminde 2550 faaliyet yaptıklarını ve bu eğitimlerde 32 bin civarında kişiye eğitim verdiklerini anlatan Pakdemirli, arıcılık faaliyetlerinde kovan başı verimi arttırmak ve diğer arı ürünlerinden ekonomik olarak daha çok faydalanmak amacıyla da Ülkesel Arıcılık Projesi’ni hazırladıklarını söyledi.
Bakan Pakdemirli, ayrıca arıcılık faaliyetlerinin, bilimsel yaklaşım ve araştırmalarla dünya standartlarına ulaştırmak için de İzmir’de Arıcılık Araştırma Geliştirme ve İnovasyon Merkezi’ni kurduklarını dile getirdi.
İlk yorumu siz yazın