SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK TREND DEĞİL, YENİ BİR İŞ GERÇEKLİĞİ

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, “SUSTAINEIBILITY TALKS” webinar serisinin üçüncü bölümünde, üretim süreçleri, sosyal sorumluluk, Yeşil fabrika projeleri ve workshop’larıyla sürdürülebilirliği şirket kültürü olarak benimseyen Yeşim Tekstil ile fabrika içi tasarruf yöntemleri, Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum süreci konuşuldu. -Salgın önümüzdeki yıllarda sona erecek ancak iklim krizinin ekonomi üzerindeki etkileri kalıcı olacak. -Sürdürülebilir üretim ve..

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK TREND DEĞİL, YENİ BİR İŞ GERÇEKLİĞİ
Yazar : Tarih : Okunma : 58 views Yorum Yap

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, “SUSTAINEIBILITY TALKS” webinar serisinin üçüncü bölümünde, üretim süreçleri, sosyal sorumluluk, Yeşil fabrika projeleri ve workshop’larıyla sürdürülebilirliği şirket kültürü olarak benimseyen Yeşim Tekstil ile fabrika içi tasarruf yöntemleri, Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum süreci konuşuldu.

-Salgın önümüzdeki yıllarda sona erecek ancak iklim krizinin ekonomi üzerindeki etkileri kalıcı olacak.

-Sürdürülebilir üretim ve iş uygulamaları, firmaların geleceklerini şekillendirmeleri, krizi aşmaları ve rekabet avantajı sağlamaları için büyük bir fırsat.

-Yeşil yeni düzende bugünün ve geleceğin gerçeği, doğaya verdikleri zararı azaltan ve sürdürülebilir üretim koşullarını sağlayan firmaların bir adım öne geçeceği…

HER PERŞEMBE EİB SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK GÜNÜ

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, “Birlik olarak firmalarımızda sürdürülebilirlik alanında farkındalık oluşturmak geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da temel hedeflerimizden biri. EİB Sürdürülebilirlik Günü adı altında her Perşembe döngüsel ekonomiden, enerji verimliliğine, iyi yönetişim uygulamalarından Avrupa Yeşil Mutabakatına kadar birçok konuyu işlediğimiz eğitim serisine başladık. İlkini gerçekleştirdiğimiz eğitim başlığımız Sürdürülebilirlik Kavramı ve Özel Sektör Analizi.” dedi.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KRİZDEN ÇIKIŞ İÇİN BİR KALDIRAÇ

Konfeksiyon ürünlerinin yüzde 85’inin geri dönüştürülemediği, doğada atık haline geldiğinden bahseden Sertbaş’a göre bütün firmaların sürdürülebilirlikle ilgili çalışmalarına bir yerden başlaması gerekiyor.

“Hazır giyim sektöründe ana pazarımız olan Avrupa’nın, Yeşil Mutabakat kapsamında 2050 itibariyle sıfır karbon hedefiyle ilgili tedarikçilerinden beklediği sürdürülebilir üretim taahhütleri ve sosyal uygunluk standartları var. Hazır giyim ve konfeksiyon Türkiye’nin ihracatına en fazla katkı sağlayan sektörlerden biri. Bu yüzden uyum sürecimizi hızlandırmalıyız. Bu bir gereklilik değil, zorunluluk. Sürdürülebilirlik konusu bir şirket hedefi olarak değil, bir şirket kültürü olarak benimsenmeli. Walmart çalışan odasındaki içecek makinelerindeki ampulü kaldırarak senede 1 milyon dolar tasarruf etti. Aslında tasarruf küçük gibi gözüken yerlerden geliyor. Biz sürdürülebilirlik çalışmalarının yalnızca çevre ile sınırlı kalmasını istemiyoruz, sosyal sorumluluk konusunda işverenlerin farkındalığını artırmak bu etkinliklerdeki öncelikli amaçlarımızdan biri.”

YÖNETİCİLERE YENİ DÜZENE UYUM SAĞLAMASI İÇİN EĞİTİMLER VERİLMELİ

Burak Sertbaş, sürdürülebilirliğin çalışan mutluluğundan tüketici mutluluğuna kadar her alanı kapsadığını, alt başlıklarından birinin de yönetim ve iletişimi bir araya getiren yönetişim olduğunu söylüyor.

“Dünya değişiyor, bildiğimiz tüm düzenler değişiyor. İş hayatında yönetim anlayışı da değişiyor. Artık yönetim yok, yönetişim var. İşverenler ve yöneticiler olarak değişen düzene ayak uydurmak zorundayız ve kendimizi yönetişim konusunda geliştirmeliyiz. İş yerlerinde çalışanlara yönelik eğitimlerin yanı sıra, yöneticilerin de yeni düzene hızla uyum sağlaması için eğitimler düzenlenmeli. “

 

Selim ÖZYILMAZ (selimozyilmaz09@gmail.com)

İlk yorumu siz yazın