
Deve güreşi kültürüne “şap” engeli! Develerde şap hastalığı görülmediği halde festivallerin yasaklanmasına tepki gösteren Melih Gezer ve çok sayıda deve sever, Hayvancılık Genel Müdürü Salih Çelik’i istifaya davet etti.


Ege, Marmara ve Akdeniz bölgelerinin asırlık geleneği olan deve güreşleri, bu kez “hastalık” tartışmalarıyla gündemde. Hayvancılık Genel Müdürlüğü tarafından “şap hastalığı” gerekçe gösterilerek getirilen kısıtlamalar, deve sahipleri ve bu kültüre gönül verenleri isyan ettirdi.
Sosyal medya üzerinden tepkisini dile getiren ve sektörün nabzını tutan isimlerden biri olan Melih Gezer, yaptığı açıklamada Hayvancılık Genel Müdürü Salih Çelik’i sert sözlerle eleştirdi. Gezer, şap hastalığının develerde görülmediğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Sadece deve güreşlerine engel olarak şap hastalığını bitirebileceğini sanan Hayvancılık Genel Müdürü’nü istifaya davet ediyorum. Hayvancılık Ankara’daki odadan yönetilmez. İstifa et, bilen gelsin!” İfadelerini kullandı.
Deve güreşi severler, yapılan bu yasaklamanın bilimsel bir temeli olmadığını, develerin çift tırnaklı geviş getirenler grubunda yer almasına rağmen şap hastalığına karşı dirençli olduklarını savunuyor. Festival takviminin aksaması hem yerel ekonomiyi hem de binlerce yıllık Yörük kültürünü olumsuz etkiliyor.
Deve güreşleri, Anadolu’nun sadece bir eğlencesi değil; kış aylarında binlerce Yörük ve Türkmen ailesini bir araya getiren, yardımlaşmayı ve akrabalık bağlarını pekiştiren asırlık bir “toy”dur. Kıl çadırların gölgesinde, tülülere yüklenen emekle harmanlanan bu gelenek, Birleşmiş Milletler düzeyinde korunan somut olmayan kültürel mirasın en canlı örneğidir. Bugün Ankara’dan alınan tek taraflı kararlar, sadece bir etkinliği değil; binlerce insanın bir yıl boyunca gözü gibi baktığı develerine olan sevgisini ve dededen toruna aktarılan bu sönmez ocağın tütmesini engellemektedir.
Aylardır meydanların dolmasını, cazgırın sesini ve davul-zurna eşliğinde kurulacak olan o muazzam sofraları bekleyen halk için bu yasaklama, telafisi zor bir hayal kırıklığıdır. Kış turizminin ve yerel ekonominin can damarı olan bu festivaller; esnafından yetiştiricisine, nakliyecisinden izleyicisine kadar koca bir ekosistemi beslemektedir. Bilimsel verilerin aksine, develerde görülmeyen bir hastalığı bahane ederek binlerce insanın bu heyecanını elinden almak, halkın kültürüne olan açlığını ve bu mirasa olan sadakatini görmezden gelmektir.
Devecilik, bu coğrafyada sadece bir hayvancılık kolu değil, bir hayat biçimi ve tutkudur. Yazın yaylada kışın ovada süregelen bu yolculuğun en görkemli durağı olan güreş sahaları, Yörük kültürünün vitrinidir. Hayvancılık Genel Müdürlüğü’nün sahayı tanımayan, Yörük’ün tozunu yutmamış kararları; bu asil hayvanları ve onlara gönül verenleri sahipsiz bırakmaktadır. “Şap” gerekçesiyle bu mirasın önüne set çekmek, Anadolu’nun ruhuna vurulan bir kilit hükmündedir ve bu yanlıştan bir an önce dönülmesi, kültürel bir zorunluluktur.
HABER : MEHMET ARKAN
İlk yorumu siz yazın