
Türkiye’de bir gelenek daha sessizce hedef alındı. At yarışları ülke genelinde tüm hızıyla devam ederken, Yörük kültürünün en önemli simgelerinden biri olan deve güreşleri Türkiye genelinde yasaklandı. Alınan bu karar, yalnızca bir organizasyonu değil, bin yıllık bir kültürü, emeği ve yaşam biçimini yok saymak anlamına geliyor.


Bu soru artık yüksek sesle sorulmalı:
At yarışları serbestken, deve güreşleri neden yasak?
Bunun mantıklı, tutarlı ve kamuoyunu ikna eden bir açıklaması var mı?
Deve güreşleri sadece bir “etkinlik” değildir. Deve güreşi; Ege’de, Akdeniz’de, Marmara’da yaşayan Yörüklerin hafızasıdır, kültürüdür, ata mirasıdır. Dededen toruna aktarılan bu gelenek; üreticiyi, köylüyü, esnafı, devecileri ve yerel ekonomiyi ayakta tutar.
Bugün yasaklanan şey yalnızca güreş meydanları değil;
*Devecinin emeği
*Köylünün geliri
*Yörüğün kültürel hafızasıdır
Kültür yasaklanmaz. Kültür korunur, desteklenir ve gelecek kuşaklara aktarılır.
Kamuoyunun anlamakta zorlandığı en büyük nokta şudur:
Atlar şehir şehir dolaşıyor, yarışlar yapılıyor, bahis sistemi işliyor, milyonlar dönüyor… Ama develer güreşince “yasak” deniyor.
Eğer konu hayvan sağlığıysa,
Eğer konu hastalıksa,
Eğer konu denetimse;
Bu kurallar neden sadece deve güreşlerine uygulanıyor? At yarışları bu yasakların dışında mı tutuluyor?
Bu çifte standart, devecilerin vicdanını yaraladığı gibi, kamuoyunda da ciddi soru işaretleri oluşturuyor.
Türkiye genelindeki deveciler, tertip komiteleri ve Yörük dernekleri tek ses:
“Biz yasak değil, denetim istiyoruz. Yok sayılmak değil, desteklenmek istiyoruz.”
Aylarca bakımı yapılan, masrafı edilen, emek verilen develer ahırlarda beklerken; güreş meydanları sessizliğe gömüldü. Bu sessizlik, kültürün yok oluşuna giden bir sessizliktir.
Bir Tarım Gazetecisi ve bu kültürü yakından tanıyan birisi olarak , bu haberi bir bilgi notu olarak değil, bir kültür savunması olarak kaleme alıyorum.
Bu topraklarda Yörük varsa, deve vardır.
Deve varsa, güreş vardır.
Ve bu kültüre kimsenin engel olmaya hakkı yoktur.
Yetkililere açık çağrımdır:
Deve güreşlerini yasaklamak yerine, koruyun , Kültürü bitirmek yerine, yaşatın , Deveciyi küstürmeyin, sahip çıkın.
Sonuç Olarak ; Kültür bir kez kaybedilirse, geri gelmez.
Ve Yörük kültürü bu ülkenin süsü değil, köküdür.
MEHMET ARKAN
Tarım Gazetecisi
İlk yorumu siz yazın