
Anadolu’nun bereketli topraklarında üretim heyecanı, artan kuzu ölümlerinin gölgesinde kalıyor; bin bir emekle büyütülen kuzuların kaybı hem üreticinin belini büküyor hem de milli ekonomiyi tehdit ediyor. Tarım Gazetecisi olarak benim gözlemim ” Doğru bakım ve koruyucu tedbirler alınmazsa, ağıllardaki bu sessiz feryat geleceğin hayvancılığını karanlığa sürükleyebilir”


Kayıplar Can yakıyor
Hayvancılık sektörünün can damarı olan kuzu doğum sezonu, son dönemde artan kuzu ölümleri nedeniyle bayram havasından ziyade hüzne dönüşmüş durumda. Türkiye’nin dört bir yanındaki ağıllardan gelen acı haberler, sadece birer istatistik değil, üreticinin emeğinin ve milli servetimizin kaybı anlamına geliyor. Doğru bakım, beslenme ve aşılama süreçlerine rağmen önüne geçilemeyen kayıplar, besicileri kara kara düşündürürken, kırsal kalkınmanın önündeki en büyük engellerden biri olarak güncelliğini koruyor.
Kuzu Ölümleri Nedenleri
Kuzu ölümlerinin arkasındaki temel nedenler arasında; bilinçsiz besleme, hijyen koşullarının yetersizliği ve mevsimsel geçişlerdeki sert sıcaklık değişimleri ilk sıralarda yer alıyor. Özellikle ağız sütünün (kolostrum) zamanında ve yeterli miktarda verilmemesi, yenidoğan kuzuların bağışıklık sistemini savunmasız bırakarak enfeksiyonlara davetiye çıkarıyor. Sahada gözlemlediğim kadarıyla , bir kuzunun kaybının sadece bugünün değil, geleceğin damızlık ve et üretim kapasitesinin de yok olması demek olduğunu belirtmek isterim.
Üreticinin Feryadına Kulak Verilmeli
Bir Tarım Gazetecisi olarak, bu krizin aşılması için sahada daha etkin bir veterinerlik hizmeti ve üretici eğitiminin şart olduğunu görüyorum. Modern barınak koşullarının sağlanması ve koruyucu hekimlik uygulamalarının bir devlet politikası haline gelmesi, kuzu kayıplarını minimize etmek için hayati önem taşıyor. Üreticinin feryadına kulak verilmesi ve doğru tekniklerin yaygınlaştırılması, Anadolu’nun kadim hayvancılık kültürünün devamlılığı için artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu belirtmek isterim.
Bir Tarım Gazetecisi olarak da sıkça dile getirdiğim gibi; “Toprak ve hayvan, ilgi ister, bilgi ister.” Üreticinin emeğinin zayi olmaması için yerel yönetimlerden Bakanlığa kadar tüm paydaşların el ele vermesi gerekiyor. Eğer ağıllardaki bu sessiz feryat dindirilmezse, sofralarımızdaki etten, tarladaki bereketimize kadar her alanda bu kaybın faturası ağır olacaktır. Gelecek nesillere güçlü bir hayvancılık mirası bırakmak için bugün kuzu ölümlerine dur deme vaktidir.
HABER: MEHMET ARKAN
İlk yorumu siz yazın